Otizmin doğuştan geldiğini veya yaşamın ilk yıllarında ortaya çıktığını belirten Demiröz, “Otizm bir hastalık değil, yapısal bir farklılıktır. Beynin farklı çalışması nedeniyle sosyal etkileşim ve iletişimde bazı sınırlılıklar görülebilir. Bu süreci doğru eğitim ve destekle yönetmek gerekir” dedi.

Toplumda otizme yönelik yanlış algılara da dikkat çeken Demiröz, otizmli bireylerin “duygusuz” olduğu yönündeki düşüncenin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bu bireylerin iletişim kurmak için farklı yollar kullandığını belirten Demiröz, “Her otizmli birey dahi değildir. Her bireyin kendine özgü yetenekleri ve zorlukları vardır” ifadelerini kullandı.

Otizm belirtilerinin genellikle 18-24 ay arasında belirginleştiğini aktaran Demiröz, bazı bulguların daha erken dönemde de fark edilebileceğini dile getirdi. “Göz teması kurmama, isme tepki vermeme ve tekrarlayıcı hareketler dikkatle izlenmeli. 6-12 ay arasında bile bazı ipuçları gözlemlenebilir” dedi.

Erken tanı ve doğru desteğin önemine vurgu yapan Demiröz, toplumun bilinçlenmesinin süreci doğrudan etkilediğini belirtti.

Açıklamasının sonunda anlayışın en güçlü destek olduğunu ifade eden Demiröz, “Otizm bir eksiklik değil, hayatı farklı bir işletim sistemiyle algılamaktır. Anlayış ise bu sistemin en güçlü ilacıdır” diye konuştu.

Kaynak: Sakarya Büyükşehir Belediyesi