2 Nisan Otizm Farkındalık Günü ile başlayan Otizm Haftası kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Serdivan Ada Umut Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Emrah Bingül, otizmin doğru anlaşılması gerektiğini vurguladı. Yeni Sakarya'ya konuşan Bingül, otizmin bir hastalık değil nörogelişimsel bir farklılık olduğunu belirterek, erken tanı, eğitim ve aile desteğinin önemine dikkat çekti.
“DOĞRU TANIM ŞART”
Otizmin toplumda çoğu zaman yanlış değerlendirildiğini ifade eden Bingül, bu algının değişmesi gerektiğini söyledi.
“Otizm bir hastalık değildir. Otizm, nörogelişimsel bir farklılıktır. Yani bireyin gelişim sürecinde bazı alanlarda farklılıklar görülür. Bu durum bir eksiklik ya da ruhsal bir hastalık olarak değerlendirilmemelidir. Sadece bireyin gelişimsel özelliklerinin farklı olmasıdır” dedi.
ERKEN TANI HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Otizmin genellikle 0-3 yaş arasında fark edilebildiğini belirten Bingül, ailelerin dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
“Konuşma gecikmesi, göz teması kurmama, isme tepki vermeme ve sosyal etkileşim eksikliği gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı ve eğitim süreci başlatılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“EN ETKİLİ YÖNTEM EĞİTİM”
Otizmin tıbbi bir tedavisinin olmadığını ancak eğitimle önemli ilerlemeler sağlanabileceğini belirten Bingül, sürecin uzun soluklu olduğuna dikkat çekti.
“Rehabilitasyon süreci haftada birkaç saatlik eğitimle başlar ancak asıl eğitim evde ve günlük yaşamda devam eder. Bu süreç yıllar sürebilir” dedi.
AİLELERİN ROLÜ BELİRLEYİCİ
Otizmli bireylerin gelişiminde en büyük rolün ailelere düştüğünü vurgulayan Bingül, doğru yaklaşımın önemine dikkat çekti.
“Aile, çocuğun seviyesini iyi analiz etmeli ve buna göre destek sunmalıdır. Dil gelişimi gerideyse evde iletişim artırılmalı ve uygun ortam sağlanmalıdır” diye konuştu.
ORTAM DÜZENİ DAVRANIŞI ETKİLİYOR
Çevresel faktörlerin otizmli bireyler üzerinde etkili olabileceğini belirten Bingül, ailelere önemli uyarılarda bulundu.
“Yüksek ses, yoğun ışık ve kalabalık ortamlar bazı çocuklarda problem davranışları tetikleyebilir. Daha sade ve düzenli bir ortam oluşturmak gelişime katkı sağlar” dedi.
DOĞRU YÖNLENDİRMEYLE MESLEK SAHİBİ OLABİLİRLER
Otizmli bireylerin doğru eğitim ve yönlendirmeyle topluma kazandırılabileceğini belirten Bingül, her bireyin farklı bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“Bazı çocuklarımızın hafızası çok güçlüdür, bazıları sanat ya da müzikte başarılı olabilir. Önemli olan bu potansiyeli keşfetmek ve doğru yönlendirmektir” ifadelerini kullandı.

YOĞUN EĞİTİM İHTİYACI VAR
Yoğunlaştırılmış eğitim imkanlarının yetersiz olduğuna dikkat çeken Bingül, bu alanda eksiklik bulunduğunu dile getirdi.
“Haftada 30-35 saatlik eğitim öneriyoruz ancak bu düzeyde eğitim sunan kurum sayısı çok az. Sadece otizmli bireylere yönelik tam zamanlı özel okullara ihtiyaç var” dedi.
“FARKLILIKLAR ZENGİNLİKTİR”
Toplumda otizme yönelik farkındalığın artması gerektiğini vurgulayan Bingül, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Otizmi bilmemek korku ve uzak durma davranışını getiriyor. Oysa otizm hastalık değildir. Otizmli bireylerden uzak durmak yerine onları anlamaya çalışmalı ve desteklemeliyiz. Farklılıklar eksiklik değil, zenginliktir.”
Otizm Haftası kapsamında yapılan bu açıklamalar, hem ailelere hem de topluma önemli mesajlar verirken, farkındalığın artırılmasının gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Fotoğraf: Gülten Işık Kuzgun





