Karataş, devletlerin yalnızca sınırlarıyla değil, aynı zamanda sırlarıyla ayakta durduğunu vurgulayarak, bu sırların bekçilerinin istihbarat teşkilatları olduğuna dikkat çekti. Ancak tarihin, en güçlü görünen yapıların aynı zamanda en kırılgan noktalar olabildiğini defalarca gösterdiğini ifade eden Karataş, Venezuela örneğinin bunun ibretlik bir kanıtı olduğunu belirtti.
Yazıda, kâğıt üzerinde “ulusal güvenliğin teminatı” olarak kurulan Sebin’in zamanla asli görevinden uzaklaştığına işaret edildi. Ekonomik kriz, siyasi baskı ve toplumsal çöküşle birlikte istihbarat aygıtının devleti korumak yerine iktidar içi kliklerin aracı hâline geldiği ifade edildi. Karataş, bu sürecin bireysel ihanetlerden ziyade, sistematik ve kurumsallaşmış bir “derin ihanet”e dönüştüğünü vurguladı.
İddialara göre Sebin içindeki bazı unsurların yabancı istihbarat servisleriyle temas kurduğunu belirten Karataş, bilgi sızdırılması, operasyonların önceden haber verilmesi ve kontrollü figürlerin parlatılması gibi faaliyetlerin “devleti kurtarma” söylemiyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını kaydetti. Oysa yapılanın açıkça devlet sırlarının pazarlanması ve ulusal egemenliğin zayıflatılması olduğunu dile getirdi.
“Derin ihanet gürültüsüzdür” diyen Karataş, bu tür süreçlerin tanklarla ya da bildirilerle değil; kravatlı adamlar, resmi yazılar ve kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü ifade etti. Sebin örneğinde, istihbarat teşkilatının kendi halkını izlerken yabancı başkentlere bilgi aktardığına dikkat çekti.
Yazısında önemli bir uyarıda da bulunan Karataş, denetimsiz kalan istihbarat teşkilatlarının milli kimliğini kaybederek birer aparata dönüşebileceğini söyledi. Sadakatin devletten güce kaymasının, gücün el değiştirmesiyle birlikte ihanetin de el değiştirmesine yol açtığını vurguladı.
Sebin vakasının yalnızca bir istihbarat skandalı değil, aynı zamanda “devlet aklının çöküş hikâyesi” olduğunu ifade eden Karataş, bugün Sebin’in profesyonellik ve ulusal onurla değil, “kimin adına çalıştığı belirsiz” bir yapı tartışmasıyla anıldığını belirtti.
Yazısını çarpıcı bir mesajla tamamlayan Karataş, “İstihbarat, devletin vicdanıdır. O vicdan satılığa çıkarsa, geriye yalnızca bayrak ve marş kalır. Devlet ise çoktan içten fethedilmiştir” ifadelerini kullandı. Venezuela’nın Sebin tecrübesinin tüm ülkeler için pahalı ama öğretici bir ders olarak tarihe geçtiğini kaydetti.
Osman Karataş, köşesini her zamanki gibi “Selam ve Dua ile” sözleriyle noktalarken, “Ne Zaman İnsan Oluruz” bölümünde ise dikkat çekici bir cümleye yer verdi:
“Denetimin güvene tabi olmadığını unutmadığımızda.”
FotoğraF: SOSYAL MEDYA





