Milli İstihbarat Akademisi tarafından hazırlanan “İsrail Yayılmacılığının Anatomisi” başlıklı rapor kamuoyuyla paylaşıldı.

Akademiden yapılan açıklamaya göre raporda, İsrail'in yayılmacılık politikalarının tarihsel, ideolojik, siyasi ve askeri temelleri incelendi. Bu politikaların Orta Doğu'daki güvenlik dengelerine etkileri ve Türkiye'nin izleyebileceği stratejiler değerlendirildi.

MİA Başkanı Köse'den İsrail'in politikalarına eleştiri

Raporun ön sözünü kaleme alan Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, İsrail'in Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'deki uygulamalarının bölgesel ve küresel istikrarsızlığı artırdığını savundu.

Köse, İsrail'in Suriye'den Doğu Akdeniz'e, Kızıldeniz'den Afrika Boynuzu'na uzanan politikalarının iki devletli çözümün hayata geçirilmesini zorlaştırdığını belirtti.

Sakaryaspor'un rakiplerine TFF'den puan silme cezası!
Sakaryaspor'un rakiplerine TFF'den puan silme cezası!
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin güvenlik anlayışının bölge ülkelerinin egemenliği, toprak bütünlüğü ve kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesine dayandığını ifade eden Köse, İsrail'in ise çevresindeki aktörlerin zayıf ve parçalı kalmasından yararlanan bir yaklaşım benimsediğini ileri sürdü.

Türkiye açısından ortaya çıkan riskler değerlendirildi

Raporda, İsrail'in bölgesel güç arayışının Türkiye'nin güvenlik politikaları üzerindeki olası etkileri ayrıntılı biçimde ele alındı.

İsrail'deki radikal sağ siyasi aktörlerin devlet yönetiminde artan etkisine dikkat çekilen çalışmada, yayılmacı taleplerin siyasi ve bürokratik mekanizmalar aracılığıyla kurumsallaştığı değerlendirmesi yapıldı.

Raporda, İsrail'in politikalarının yalnızca askeri operasyonlarla sınırlı olmadığı; toprak, hukuk, idari yapı ve demografik uygulamaların birbirini tamamlayan unsurlar olarak kullanıldığı savunuldu.

Ayrıca 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail'in politikalarında önemli bir kırılma yaşandığı belirtilerek Gazze'deki askeri faaliyetlerin yeni bir aşamaya geçtiği ifade edildi.

"Hükümet değişikliği tek başına yeterli olmayabilir"

Milli İstihbarat Akademisinin raporunda, İsrail'in yayılmacı politikalarının yalnızca mevcut hükümetin tercihleriyle açıklanamayacağı görüşüne yer verildi.

Bu politikaların devlet kurumları ve yasal düzenlemeler üzerinden kalıcı hale getirildiği ileri sürülerek hükümet değişikliğinin söz konusu yaklaşımı sona erdirmek için tek başına yeterli olmayabileceği değerlendirildi.

Raporda, daha önce siyasi sistemin dışında veya çevresinde yer alan radikal sağ ve yerleşimci hareketlerle bağlantılı aktörlerin karar alma mekanizmalarında daha etkili hale geldiği belirtildi.

ABD desteğinin İsrail'in askeri kapasitesindeki rolü

Raporda, İsrail'in gelişmiş askeri ve teknolojik imkânları sayesinde uzak bölgelerde operasyon gerçekleştirebildiği ancak uzun süreli ve yüksek yoğunluklu savaşları tek başına sürdürme kapasitesinin sınırlı olduğu değerlendirmesi yapıldı.

ABD desteğinin İsrail'in askeri kapasitesinin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olduğu vurgulandı.

Çalışmada, ABD ve İsrail'in İran'la yaşadığı savaşın bu bağımlılığı ortaya koyduğu savunuldu.

Ayrıca Gazze'deki gelişmelere yönelik tepkilerin, özellikle ABD'deki genç kuşakların İsrail'e bakışını etkilediği ve gelecekte sağlanacak desteğe ilişkin belirsizlik oluşturabileceği ifade edildi.

"Terörsüz Türkiye" sürecine dikkat çekildi

Milli İstihbarat Akademisinin raporunda, Türkiye'nin bölgesel güvenlik stratejisi kapsamında “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” süreçlerine de yer verildi.

Raporda, Türk, Kürt ve Arap toplumları arasındaki bağların güçlendirilmesinin bölgesel dayanıklılık açısından önemli olduğu değerlendirildi.

Bu sürecin, dış aktörlerin etnik ve toplumsal farklılıkları müdahale aracı olarak kullanmasını zorlaştırabileceği belirtildi.

Bölgesel güvenlik için üç temel öncelik

Raporda, Türkiye'nin bölgesel stratejisinde devletlerin kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi, egemenlik boşluklarının azaltılması ve bölgesel dayanıklılığın artırılması gerektiği vurgulandı.

İsrail'in askeri üstünlüğünün kısa vadede avantaj sağlayabileceği ancak bunun kalıcı bölgesel üstünlüğe dönüşmesinin önünde çeşitli engeller bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.

Milli İstihbarat Akademisi, İsrail'in politikalarının uzun vadede çevre ülkeleri alternatif güvenlik arayışlarına yöneltebileceğine dikkat çekti.

Kaynak: AA