İstanbul’un deprem riskine ilişkin değerlendirmeleriyle dikkat çeken Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) emekli Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Bölgesi ve Sakarya’yı da yakından ilgilendiren çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bektaş, İstanbul’u yıkıcı depremlerden koruyan özel jeolojik “çukurların” hayati bir rol üstlendiğini vurguladı.
Sosyal medya hesabından paylaştığı görsel üzerinden değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Bektaş, Kumburgaz, Çınarcık ve Orta Marmara çukurlarının son yüzyılda meydana gelen büyük depremlerin enerjisini sönümlediğini ifade etti. Bektaş, özellikle 1999 İzmit Depremi ile 2025 Silivri depremlerinin İstanbul’a doğru ilerleyişinin bu jeolojik yapılar sayesinde durdurulduğunu belirtti.
Marmara çukurlarının yapısına dikkat çeken Bektaş, şu ifadeleri kullandı:
“Bu çukurlar, yer kabuğunun en fazla gerildiği ve inceldiği alanlar. Plastikleşmiş kayaçlar ve yüksek basınçlı sıvılar nedeniyle faylar burada enerji biriktiremiyor. Bunun yerine ‘sessiz sürünme’ yani creep hareketi gerçekleşiyor. Bu durum, deprem kırığının ilerlemesini durduran doğal bir bariyer oluşturuyor.”
Prof. Dr. Bektaş, Marmara Bölgesi ve Sakarya için kritik bir uyarıda da bulundu. Ana Marmara Fayı üzerinde yer alan bu çukurların yokluğunda depremlerin etkisinin çok daha yıkıcı olacağını belirten Bektaş, “Marmara ve Sakarya halkı bu doğal bariyerlerin önemini bilmeli” dedi.
Uzman isim, jeolojik çukurların detaylı şekilde incelenmesinin yalnızca bilimsel açıdan değil, deprem risk yönetimi ve şehir planlaması açısından da hayati öneme sahip olduğunun altını çizdi. Açıklamalar, İstanbul’un yanı sıra Marmara ve Sakarya’da yaşayan vatandaşlar için de dikkatle takip ediliyor.





