Makine İhracatçıları Birliği (MAİB), 2026 yılının ilk sekiz ayına ilişkin makine sektörü ihracat verilerini açıkladı.
Verilere göre, serbest bölgeler dahil makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı, ocak-ağustos döneminde 18,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracat değer bazında yüzde 1 artarken, miktar bazında yüzde 6,8 geriledi. Birim fiyatlarda sağlanan yükseliş, ihracat miktarındaki düşüşün gelirler üzerindeki etkisini dengeledi.
Almanya ve ABD İhracatta İlk İki Sırada
Makine sektörünün yılın ilk sekiz ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke Almanya oldu.
Almanya’ya yapılan makine ihracatı yüzde 7,8 artarak 2,2 milyar dolara ulaştı.
ABD ise yüzde 29,4’lük artış ve 1,6 milyar dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı.
Aynı dönemde Mısır, Hollanda, Ukrayna ve Kazakistan pazarlarında çift haneli ihracat artışları kaydedildi.
Irak ve Rusya pazarlarında ise yüzde 30’un üzerinde daralma yaşandı.
MAİB Başkanı Yılmaz’dan Stratejik Sektörlere Destek Çağrısı
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin makine sektörünün rekabet koşullarını zorlaştırdığını belirtti.
Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını yükseltmesinin küresel dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini ifade eden Yılmaz, Avrupa’daki ekonomik baskılar ve Çin’in artan ihracatının da küresel rekabet üzerinde etkili olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin bu süreçte sanayinin rekabet gücünü verimlilik, yeşil dönüşüm ve teknolojik kapasite artışıyla güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın (OVP) bu açıdan önemli bir çerçeve sunduğunu bildirdi.
Kamu Desteklerinin Farklı Makine Kollarına Yayılması Önerildi
Sevda Kayhan Yılmaz, stratejik sektörlere yönelik uzun vadeli kamu desteklerinin savunma sanayisinin yanı sıra diğer makine sanayisi alanlarına da yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Raylı sistemler, enerji ekipmanları ve sağlık teknolojileri gibi stratejik makine kollarına sağlanacak desteklerin üretim kapasitesini artırabileceğini belirten Yılmaz, kamunun yönlendirici rolünün Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim ve ihracat kapasitesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.
Yılmaz, teşviklerin yalnızca net kârlılık üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguladı.
Desteklerde faaliyet kârı, net katma değer, ithalat bağımlılığı ve net döviz getirisi gibi kriterlerin esas alınmasını öneren Yılmaz, ekonomiye kalıcı değer sağlayan imalatçıların desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Makine Sanayi Strateji Başkanlığı Kurulması Önerisi
MAİB Başkanı Yılmaz, makine sektörünün rekabet gücünü artırmaya yönelik kamu çalışmalarının daha etkin yürütülebilmesi için yeni bir kurumsal yapılanmaya ihtiyaç olduğunu belirtti.
Sektöre ilişkin çalışmaların tek bir stratejik vizyon etrafında birleştirilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, makine sanayisinin teknolojik bağımsızlık ve küresel rekabet açısından taşıdığı öneme işaret etti.
Yılmaz, bu kapsamda “Makine Sanayi Strateji Başkanlığı” kurulması önerisinde bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Kamu kurumlarımızın mevcut birikimini Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının vizyonunda, tek bir merkezde birleştirecek bir 'Makine Sanayi Strateji Başkanlığı' oluşturulmasını gereklilik olarak görüyoruz.”




