Tıp fakültesinde okuduğu yıllara değinen Kolip, mikrobiyoloji derslerinde insan vücudunda doğal olarak yaşayan birçok mikroorganizmanın varlığını öğrendiklerinde öğrencilerde büyük bir endişe oluştuğunu belirtti. Ancak sağlıklı ve güçlü bir bağışıklık sistemi olduğu sürece bu mikropların hastalığa yol açmadığını vurgulayan Kolip, bağışıklık sisteminin zayıflaması durumunda ise fırsatçı patojenlerin ölümcül enfeksiyonlara neden olabildiğini söyledi.
“Bağışıklığın Temeli Bağırsaktır”
Covid-19 pandemisi sürecinde edindiği klinik tecrübeleri paylaşan Kolip, özellikle ishal ve kolit gibi bağırsak rahatsızlığı olan bireylerde Covid-19’un daha ağır ve ölümcül seyrettiğini gözlemlediklerini aktardı. Bunun nedeninin bağışıklık sisteminin yaklaşık yüzde 70’inin bağırsak kaynaklı olması olduğunu belirten Kolip, toplum sağlığı açısından yoğurt ve kefir gibi probiyotik gıdaların önemine dikkat çekti.
“Ülkelerin de Bir Bağışıklık Sistemi Vardır”
Açıklamasının devamında bireysel bağışıklık sistemi ile devlet yapıları arasında benzetme yapan Kolip, ülkelerin bağışıklık sisteminin zayıflaması halinde iç ve dış tehditlerin hızla devreye girdiğini savundu. Irak, Libya, Suriye ve Venezuela örneklerini veren Kolip, bu ülkelerde yaşananların güçlü devlet yapısının ne kadar hayati olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Kolip’e göre bir ülkenin bağışıklık sistemini oluşturan temel unsurlar şunlar:
-
Liyakatli devlet yönetimi
-
İleri, güçlü ve çağdaş demokrasi
-
Üretim odaklı ekonomi
-
Hukukun üstünlüğü
-
Adaletli gelir dağılımı
-
Milli ve teknolojik savunma sanayi
-
Ulus devlet kimliği ve üniter yapı
Türkiye ve Bölgesel Tehditler
Türkiye’nin İsrail’in topraklarında gözü olmadığını vurgulayan Kolip, buna rağmen İsrail’in Türkiye’yi bölgesel bir tehdit olarak gördüğünü dile getirdi. Bunun temel nedeninin Türkiye’nin ulus devlet kimliği ve üniter yapısı olduğunu savunan Kolip, İsrail’in Türkiye’nin toprakları ve su kaynaklarıyla ilgilendiğini ileri sürdü. Türkiye’de kişi başı yıllık su tüketiminin yaklaşık 2000 metreküp, İsrail’de ise 100 metreküp civarında olduğunu hatırlattı.
“Kürt sorunu” başlığı altında yürütülen tartışmaların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kolip, ulus kimliği ve resmi dil konularının özellikle gündemde tutulduğunu belirtti.
“Toplumsal Sorunlar Birer Patojendir”
Türkiye’deki terör, hayat pahalılığı, emekli ve asgari ücretlinin geçim sıkıntısı, çağ dışı eğitim sistemi, hukukun eşit uygulanmaması ve adaletsiz gelir dağılımını “patojen mikroplar” olarak nitelendiren Kolip, bu sorunların ancak güçlü bir devlet bağışıklık sistemiyle ortadan kaldırılabileceğini söyledi.
Açıklamasının sonunda Türk milletinin başka ülkelerle kıyaslanmaması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Cihan Kolip, Türkiye’ye yönelik her türlü operasyon girişimine karşı net bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti.





