Üst göz kapağının normalden daha aşağıda bulunarak gözün bir kısmını kapatması şeklinde ortaya çıkan göz kapağı düşüklüğü, halk arasında çoğunlukla estetik bir sorun olarak değerlendirilse de, uzmanlara göre görme fonksiyonunu doğrudan etkileyen önemli bir sağlık problemi olarak öne çıkıyor. Yeni Sakarya Haber’e açıklamalarda bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Mahmut Atum, göz kapağı düşüklüğünün nedenlerinden tedavi sürecine kadar merak edilen soruları yanıtladı.

EN SIK NEDENLERİ?
Göz kapağı düşüklüğünün nedenlerine değinen Atum, “Göz kapağı düşmesi, tıpta ‘ptozis’ olarak adlandırılır. Üst göz kapağının normalden daha aşağıda olması nedeniyle gözün bir kısmını kapatması durumudur. En sık nedeni yaşlanmaya bağlı olarak göz kapağını kaldıran kasın tendonunun gevşemesi veya yerinden ayrılmasıdır. Bunun dışında doğuştan kas gelişim bozuklukları, sinir hastalıkları, kas hastalıkları, göz travmaları, geçirilmiş göz ameliyatları ve nadiren göz kapağı ya da göz çukuru tümörleri de bu tabloya neden olabilir”dedi.

YAŞAM KALİTESİ
Göz kapağı düşüklüğünün yalnızca estetik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Atum, “Göz kapağı düşüklüğü yalnızca estetik bir problem değildir. İleri derecede olduğunda görme alanını daraltır. Hastalar okumakta, araç kullanmakta ve bilgisayar başında çalışmakta zorlanabilir. Daha iyi görebilmek için sürekli kaşlarını kaldırmak veya başlarını geriye doğru eğmek zorunda kalırlar. Bu durum zamanla alın bölgesinde kas yorgunluğu, baş ağrısı ve boyun ağrılarına neden olabilir” diye konuştu.

HER YAŞDA GÖRÜLEBİLİR!
Hastalığın yalnızca ileri yaşlarda görülmediğine dikkat çeken Atum, çocuklardan genç erişkinlere kadar her yaş grubunda ortaya çıkabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: Hastalığın yalnızca ileri yaşlarda görülmediğine dikkat çeken Atum, çocuklardan genç erişkinlere kadar her yaş grubunda ortaya çıkabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:“Yaşlanma en sık nedenlerden biri olsa da göz kapağı düşüklüğü yalnızca ileri yaşlarda görülmez. Genç erişkinlerde kontakt lens kullanımı, travmalar, geçirilmiş göz ameliyatları veya nörolojik hastalıklar nedeniyle gelişebilir. Çocuklarda ise çoğunlukla doğuştan görülür ve erken tanı büyük önem taşır. Çocukluk çağındaki vakalarda gecikme yaşanması görme gelişimini olumsuz etkileye bilir” dedi.

CİDDİ BELİRTİ
Bazı belirtilerin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirten Atum, bu tür durumlarda vakit kaybedilmemesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi::“Özellikle tek taraflı ve aniden gelişen göz kapağı düşüklüğü, çift görme, göz hareketlerinde kısıtlılık, göz bebeğinde farklılık ya da şiddetli baş ağrısının eşlik ettiği durumlar mutlaka ciddiye alınmalıdır. Böyle hastalarda vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalı, gerekli görüldüğünde nörolojik değerlendirme de yapılmalıdır. Çünkü bu belirtiler bazı ciddi nörolojik hastalıkların ilk habercisi olabilir”ifadelerini kullandı.

ERKEN TEDAVİ
Erken tanı ve tedavinin özellikle çocuklarda büyük önem taşıdığını ve tedavinin geciktirilmesinin kalıcı sorunlara yol açabileceğini dile getiren Atum, “Tedavi edilmeyen ileri derecedeki göz kapağı düşüklüğü erişkinlerde görme alanını kalıcı olarak etkileyebilir. Çocuklarda ise göz tembelliğine yol açarak görme gelişimini bozabilir.” Erken tedavinin önemine değinen Atum, Özellikle çocukluk çağındaki olguların geciktirilmeden değerlendirilmesi ve uygun zamanda tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır” dedi.

BAŞVURULAR ARTTI
Son yıllarda hasta sayısında dikkat çekici bir artış yaşandığını söyleyen Atum, “Son yıllarda göz kapağı düşüklüğü nedeniyle başvuran hasta sayısında belirgin bir artış görüyoruz. Bunun en önemli nedenleri toplumun yaşlanması, dijital ekran kullanımının yaygınlaşması ve estetik farkındalığın artmasıdır. İnsanlar artık hem görme kalitesine hem de yüz ifadelerine daha fazla önem veriyor” dedi. Sosyal medyanın estetik talepleri artırdığına dikkat çeken Atum, “Sosyal medya ve genç görünme isteği göz kapağı estetiğine olan ilgiyi önemli ölçüde artırdı. Ancak göz kapağı ameliyatı yalnızca estetik bir işlem değildir. Gözün korunmasını sağlayan son derece hassas dokular üzerinde yapılan fonksiyonel bir cerrahidir. Bu nedenle ameliyat kararı aceleyle verilmemelidir” diye vurguladı.

IZMAN UYARISI!
Sözlerini şu şekilde tamamlayan Doç. Dr. Mahmut Atum,vatandaşlara uyarılarda bulundu:“Hastalar yalnızca ameliyat öncesi ve sonrası fotoğraflara bakarak karar vermemelidir. Cerrahın bu alandaki deneyimi, doğru hasta seçimi ve gerçekçi beklentilerin oluşturulması başarılı sonuç için en önemli unsurlardır. Uygun hastalarda yapılan göz kapağı cerrahisi hem görme kalitesini artırır hem de kişiye daha dinç ve doğal bir yüz ifadesi kazandırır. Buna karşılık gereksiz veya yanlış planlanan işlemler gözün tam kapanamaması, kuruluk, asimetri ve estetik memnuniyetsizlik gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle ameliyat kararı mutlaka göz kapağı cerrahisi konusunda deneyimli bir göz hastalıkları uzmanının değerlendirmesinin ardından verilmelidir” dedi.

Tepekum Mahallesi’ne Cami ve Kur’an Kursu Projesi İçin Destek Çağrısı
Tepekum Mahallesi’ne Cami ve Kur’an Kursu Projesi İçin Destek Çağrısı
İçeriği Görüntüle

Fotoğraf: Gülten Kuzgun

Muhabir: ŞEVVAL GEÇİN