Basın açıklamasını sivil toplum kuruluşları adına Aysun Kılınan yaparken, Gazze'de yaşanan zulme karşı dikkat çekildi.

Kılınan, "Bugünlerde her gün ve her gece sanki insanlar tüketsinler diye icat edilmiş gibi anlaşılmakta, “kutlama” adı altında insanların tüketim çılgınlığı yapmaları istenmektedir. Özellikle medyada, kadınlar günü adı altında kadın bedenleri metalaştırılmakta, Allah’ın aziz ve mükerrer olarak yarattığı insanlar tüketim sektörünün kölesi olarak gösterilmektedir. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen ve uluslararası arenada 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanılan bugünde Sakarya Sivil Toplum Kuruluşlarının kadın kolları temsilcileri olarak sormak istiyoruz, hangi kadınlar günü, hangi kadının günü?" dedi.

KADIN HAKLARI ADI ALTINDA

Sözlerine devam eden Kılınan, "STK’ların Kadın Kolları Temsilcileri olarak bizler de “Kadın Hakları” adı altında kadını erkekten, dedeyi torundan, insanı insandan uzaklaştıran, aile ve akrabalık bağlarını koparan, bencilliği hedonizmi bayraklaştıran açıklamaların, hediye sektörünün reklamlara boğduğu TV ve dijital platformların bizlerin ufkunu karartmasına, toplumu yozlaştırmasına izin vermemek için ve tüm dünyada özellikle de Gazze’de zulme uğrayan kadınlar için burada toplanmış bulunmaktayız. 7 Ekim’den bu yana 14 bin 622 çocuk annelerinden ve 8 bin 896 anne de çocuğundan koparılarak dünyanın gözleri önünde zalimce katledildi. Tüm bu yaşananlar yürekleri sızlatırken, üstüne dünyanın suskunluğu yaşanan bu acıyı daha da arttırmakta ve birçok şeye kuşkuyla bakmamıza sebep olmaktadır. Filistinli kadın ve çocuklar söz konusu olduğunda; insan hakları ve özgürlüklerinin rafa kalktığına şahit oluyoruz.”

KADINA YÖNELİK ŞİDDET

“Nasıl sınıfta kalmasın ki; bırakın insan haklarını hayvan haklarının ve çevre bilinci adı altında bitkilerin korunmasına yönelik binlerce seminerlerin düzenlendiği, uluslararası anlaşmaların ülkelere dayatıldığı, günlerce medyadan ve gündemden düşürülmediği bir zeminde, kadın hakları savunucularının da dahil tüm hak ve hukukçuların Siyonist ve Emperyalistlerin İslam Coğrafyasında kadınlara yönelik işledikleri caniliklere karşı üç maymunu oynamaları ve zalimlere yönelik edecek tek bir kelimelerinin olmaması tek dişi kalmış canavarlıklarının tezahürü değil mi?” ifadelerine yer verdi.


 

Muhabir: ŞEVVAL GEÇİN