KİMLER KATILDI
Basın açıklamasına; Yeni Parti Milletvekili Ayça Taşkent, Kaynarca Belediye Başkanı Kadir Yazgan, Yeni Parti İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu, Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muzaffer Kabacan, Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar, Kaynarca Ziraat Odası Başkanı İbrahim Çakar, Eğitim Sen Sakarya Şube Başkanı ve KESK Sakarya Dönem Sözcüsü, ziraat odası başkanları, çok saydı çiftçi ve vatandaş katıldı

"TABLO ÇOK CİDDİ"
Basın açıklamasını yapan Kaynarca Ziraat Odası Başkanı İbrahim Çakar, Kaynarca'nın Sakarya’nın ve ülkenin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Çakar, "Bizim geçim kaynağımız, can damarımız bu topraklardır.Bugün ilçemizde hâlihazırda faaliyet gösteren Mobilya İhtisas OSB ve Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas OSB bulunmaktadır. Şimdi bu alanlara 4 milyon 67 bin metrekarelik yeni bir endüstri bölgesi daha eklenmek isteniyor. Peki bu ne anlama geliyor? İlçemizde sanayiye ayrılan toplam alan 9 milyon 367 bin metrekareye çıkacak." dedi.

Bakan Göktaş hakkındaki iddialar siyaseti karıştırdı
Bakan Göktaş hakkındaki iddialar siyaseti karıştırdı
İçeriği Görüntüle

YÜZÖLÇÜMÜNÜN 2,6'SI
Çakar, "Bu alan, Kaynarca’nın toplam yüzölçümünün yaklaşık yüzde 2,6’sı demektir. Türkiye genelinde sanayi alanlarının ülke yüzölçümüne oranı binde 2 seviyesindeyken, Kaynarca’da bu oranın ulusal ortalamanın yaklaşık 13 katına çıkacağı ifade edilmektedir. Buradan soruyoruz: Mevcut organize sanayi bölgelerimizin kapasitesi ve doluluk oranları henüz çok düşükken, verimli tarım arazilerimizi yeni bir sanayi sahasına dönüştürmenin mantığı nedir? " şeklinde konuştu.

SAKARYA’NIN MESELESİDİR
"Kaynarca yalnızca verimli tarlalardan ibaret değildir." diyen Başkan Çakar, "Kaynarca, aynı zamanda dünyanın en değerli doğal ekosistemlerinden birinin hemen yanı başındadır. Acarlar Longozu; biyolojik çeşitliliği, ormanları, sulak alanları ve su kaynaklarıyla korunması gereken son derece önemli bir doğal mirastır. Bu nedenle yeni endüstri bölgesini değerlendirirken yalnızca: “Kaç metrekare sanayi alanı oluşturulacak?” sorusuna bakamayız. Şu soruları da sormak zorundayız: Bu sanayi bölgesi su kaynaklarımızı nasıl etkileyecek? Tarım arazilerimiz üzerindeki etkisi ne olacak? Hava kalitemiz nasıl değişecek? Acarlar Longozu ve çevresindeki doğal ekosistem bundan nasıl etkilenecek? Bu bölgeden etkilenecek insanların sağlığı nasıl korunacak?" ifadelerini kullandı.

CİDDİ SAKINCALAR
Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas OSB’nin kurulmak istendiği süreçte, birbirinden farklı üç bilirkişi heyeti tarafından yapılan bilimsel incelemelerde, alanın çevresel etkileri konusunda ciddi sakıncalar ortaya konulduğunu belirten Çakar, "Üç bilirkişi heyetinde görev yapan bilim insanlarının tamamı kendi alanlarında uzman profesör ve doçent doktor düzeyindeki üniversite öğretim üyelerinden oluşmuştur. En çok önemli bir noktanın altını çiziyoruz: Üç ayrı bilirkişi heyetinin tamamı, hiçbir fire olmaksızın oybirliğiyle, bu bölgenin seçiminin çevre, tarım, su kaynakları, doğal yaşam ve insan sağlığı açısından ciddi sakıncalar taşıdığı yönünde tespitlerde bulunmuştur." dedi.

"GÖRMEZDEN GELİNEMEZ"
Çakar, "Bilirkişi raporlarında; tarımsal arazilerin ve üretimin olumsuz etkilenebileceği, çevredeki tarım alanlarının zarar görebileceği, su kaynakları ve Acarlar Longozu’nun etkilenebileceği, alınması öngörülen önlemlerin insan sağlığı, çevrenin korunması ve tarım açısından yeterli olmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmıştır. Yani bugün burada dile getirdiğimiz çevre ve sağlık riski bir varsayım değildir. Bu bölgenin sanayileşmesinin yaratabileceği tehlikelere ilişkin bilimsel uyarılar geçmişte yapılmış, bilirkişi heyetleri tarafından raporlanmış ve bu uyarılar oybirliğiyle ortaya konulmuştur. Şimdi soruyoruz: Bilim insanlarının daha önce uyardığı aynı coğrafyada, çok daha büyük bir sanayi alanı oluşturulmak istenirken, bu bilimsel uyarılar nasıl görmezden gelinebilir?" dedi.

HALK SAĞLIĞI MESELESİ
Projenin yalnızca Okçular ve Taşoluk mahallelerinde yaşayan vatandaşların meselesi olmadığını belirten Çakar, "Bölgede hâkim olan rüzgâr hareketleri dikkate alındığında, sanayi faaliyetlerinden kaynaklanabilecek emisyon, toz, koku ve diğer hava kirleticilerin etkilerinin proje alanının sınırlarında kalmayacağı açıktır. Hava sınır tanımaz. Okçular ve Taşoluk mahallelerinde kurulması planlanan yaklaşık 4 milyon 67 bin metrekarelik münferit endüstri bölgesi, hava hareketleri nedeniyle çok daha geniş bir coğrafyayı ilgilendiren bir halk sağlığı meselesidir. Kuş uçuşu mesafeyle yakın konumda bulunan Yenikent ve Korucuk’taki hastaneler ile yakında açılması planlanan Sakarya Şehir Hastanesi’nde tedavi gören hastalar; Yenikent, Adapazarı ve Serdivan’da yaşayan yüz binlerce insan bu konunun doğrudan muhatabıdır. Özellikle yılın büyük bölümünde etkili olan kuzeyden esen rüzgârların hava kütlelerini güneye taşıdığı koşullar dikkate alındığında, burada kurulacak sanayi tesislerinin hava kalitesi üzerindeki olası etkileri yalnızca Kaynarca sınırları içerisinde değerlendirilemez." şeklinde konuştu.

UYARILAR DİNLENMELİ
Çakar, Bilim insanlarının daha önce ortaya koyduğu uyarıların gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakar, "Daha önce üç ayrı bilirkişi heyetinin oybirliğiyle ortaya koyduğu çevresel sakıncalar ortadayken, aynı coğrafyada yeni ve büyük bir endüstri bölgesi kurulması kabul edilemez. Biz yeni bir bilirkişi heyetinin aynı tehlikeleri yeniden tespit etmesini beklemek istemiyoruz. Bilim insanlarının daha önce ortaya koyduğu uyarıların gereği yerine getirilmelidir. Çünkü mesele artık sadece: “Bir tarım arazisine sanayi kurulup kurulmayacağı” meselesi değildir. Mesele; toprağın, suyun, havanın, tarımsal üretimin, doğal yaşamın ve yüz binlerce insanın sağlığının korunması meselesidir." dedi.

"SANAYİYE KARŞI DEĞİLİZ"
Kalkınmaya, üretime ya da sanayiye karşı olunmadığının vurgulandığı açıklamada, yer seçimine karşı olunduğu söylendi. Çakar, "Limana, karayollarına ve demiryollarına yakın olunması, lojistik olarak mantıklı görünmesi gibi kolaylıklar sizi yanıltmasın bu karar bir milyonu aşkın nüfusa sahep Sakaryamıza çok daha büyük sorunlar açacaktır. Tarımı yok eden, doğal kaynakları tüketen ve insan sağlığını riske atabilecek bir kalkınma modeli sürdürülebilir değildir. Sanayi ne kadar gerekliyse; gıda güvenliğimiz, temiz suyumuz, temiz havamız, verimli toprağımız ve insan sağlığımız da o kadar stratejik bir zorunluluktur. Bu nedenle yetkili makamlara açıkça çağrıda bulunuyoruz: Mevcut OSB’lerin kapasitesi, doluluk oranları ve üretim durumları bütün açıklığıyla ortaya konulmalıdır. Yeni sanayi projesinin tarım arazilerimiz, yer altı sularımız ve Acarlar Longozu üzerindeki olası etkileri bağımsız bilimsel çalışmalarla zaten belgelendirilmiştir." dedi.

"GERİ ÇEKİLMELİ"
Çakar, "Bölgenin hâkim rüzgârları, hava kalitesi ve nüfus yoğunluğu dikkate alınarak kapsamlı bir hava kalitesi ve halk sağlığı etki değerlendirmesi, ikinci bir Dilovası kanser kenti tehlikesi potansiyelini beraberinde getirmektedir. Yenikent, Korucuk, Adapazarı ve Serdivan dahil olmak üzere etki alanındaki yerleşimlerin ve sağlık kuruluşlarının projeden etkilenme ihtimali ihmal edilmemelidir. Alternatif ve daha uygun tarım dışı yatırım alanları araştırılmalıdır. Masa başında karar verilmemeli; çiftçimizin, meslek odalarımızın, STK’larımızın, bilim insanlarının ve yerel halkın görüşleri hiçe sayılmamalıdır. Ve en önemlisi: Kaynarca’nın ve Sakarya’nın geleceğini doğrudan etkileyecek bu endüstri bölgesi kararı geri çekilmelidir." diye vurguladı.

"GERİ DURMAYACAĞIZ"
Ortak yaşam alanlarını savunmaktan geri durmayacağız" diyen Çakar, "Toprak bir kez kaybedildiğinde geri gelmez. Su kirlendiğinde, doğal denge bozulduğunda, tarım arazileri betonlaştığında bunun bedelini yalnızca bugünkü nesil ödemez. Çocuklarımız ve torunlarımız da öder. Bizler çocuklarımızın emaneti olan bu bereketli toprakları, temiz suyu, temiz havayı ve doğal mirasımızı korumakta kararlıyız. Buradan bir kez daha söylüyoruz: Biz sanayiye değil, yanlış yere ve yanlış planlamaya karşıyız. Biz kalkınmaya değil, tarımı ve insan sağlığını gözden çıkaran kalkınma anlayışına karşıyız. Kaynarca’nın toprağı da suyu da havası da geleceği de sahipsiz değildir. Çiftçimizin hakkını, Kaynarca’nın geleceğini ve Sakarya’nın ortak yaşam alanlarını savunmaktan asla geri durmayacağız." ifadelerini kullandı.

OLUMSUZA KARŞIYIZ
Kaynarca Belediye Başkanı Kadir Yazgan, toplantının hayırlı olmasını dileyerek, geçmişi ve geleceği etkileyen bu konuda birlik ve beraberlik içinde hareket ettiklerini belirtti. Sanayiye karşı olmadıklarını vurgulayan Yazgan, “ Kurulması planlanan tesis, kimya sanayisine yönelik olacaksa ve sağlığımızı, havamızı ve çiftçimizi olumsuz etkileyecekse buna karşıyız. Bu konuda elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız” dedi.

Muhabir: Destina Özdoğan