Tarihi yapıda incelemelerde bulunan Vali Sezer, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Sezer, Muradiye Mevlevihanesi’nin tarih boyunca İstanbul ve Konya mevlevihaneleriyle birlikte önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Yaklaşık 100 Yıl Sonra Yeniden Ayağa Kalkıyor
Cumhuriyetin ilk yıllarında bakımsızlık nedeniyle yıkılan mevlevihanenin yeniden ihyası için yaklaşık bir asır sonra çalışma başlatıldığını belirten Sezer, yapının tarihi kalıntılar ve eski fotoğraflar üzerinden yeniden projelendirildiğini ifade etti.
Geçen yıl başlayan çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını kaydeden Sezer, mevlevihanenin Balkanlar açısından da önemli bir manevi merkez olduğunu dile getirdi.
“Bir Ruh Yeniden Canlandırılıyor”
Muradiye Camisi haziresinde Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin üçüncü kuşak torunlarının medfun bulunduğunu hatırlatan Sezer, mevlevihanenin yalnızca bir yapı olmadığını vurguladı.
Sezer açıklamasında, “Burada sadece bir mevlevihane ihya edilmiyor. Aynı zamanda bir ruh yüzyıl sonra yeniden canlandırılıyor” ifadelerini kullandı.
Bölgeye Değer Katacak
Muradiye Camisi ile mevlevihanenin birbirini tamamlayan önemli yapılar olduğunu belirten Vali Sezer, bölgenin Osmanlı’nın ilk dönemlerinden itibaren önemli bir yerleşim alanı olduğunu söyledi.
Selimiye Camisi’ne uzanan tarihi bölgede Sarı Cami, Yeniçeri Hamamı ve birçok tarihi eserin bulunduğunu ifade eden Sezer, Muradiye Camisi’nin yarım kalan restorasyon çalışmalarına da bu yıl başlanacağını açıkladı.





