Yiğit, “Denizleri kirlettiğimiz ve okyanusları yok ettiğimiz zaman aslında kendimizi de yok etmiş oluyoruz” dedi.
Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte sahillerde yaşanan çevre kirliliği yeniden gündeme geldi. Kıyılara bırakılan plastik atıklar, cam şişeler, ambalajlar ve sigara izmaritleri hem sahillerde kötü görüntü oluşturuyor hem de deniz ekosistemine ciddi zarar veriyor. Özellikle hafta sonlarında ziyaretçi yoğunluğunun artmasının ardından deniz yüzeyinde görülen plastik atıklar ve kıyıya vuran çöpler, vatandaşların denize girmesini zorlaştırıyor. Sahillerde biriken atıklar aynı zamanda kötü kokuya ve çevre kirliliğine neden oluyor.
Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, denizleri temiz tutmanın, atıkları bilinçsizce doğaya bırakmamanın ve doğal yaşamı koruyacak önlemler almanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
Deniz canlılarının yaşamı tehdit altında
Deniz kirliliği yalnızca insanları değil, denizlerde yaşayan çok sayıda canlı türünü de olumsuz etkiliyor. Deniz kaplumbağaları, balıklar ve diğer deniz canlıları, plastik atıkları yiyecek sanarak tüketmeleri veya bu atıklara takılmaları nedeniyle yaşamlarını yitirebiliyor.
Kirlilik, deniz canlılarının yaşam alanlarını daraltırken biyolojik çeşitliliğin azalmasına da yol açıyor. Kıyılarda biriken çöplerin dalga ve akıntılarla farklı bölgelere taşınması, kirliliğin daha geniş alanlara yayılmasına neden oluyor.
Özellikle plastik atıkların doğada uzun yıllar boyunca çözünmeden kalması, sorunun her geçen gün daha da büyümesine yol açıyor.
“Denizler dünyanın nefes alma noktalarıdır”
Deniz kirliliğinin uzun vadeli ve tüm canlıları etkileyen büyük bir çevre sorunu olduğunu vurgulayan Yiğit, dünyanın büyük bölümünün denizlerle kaplı olduğuna dikkati çekti. Yiğit, “Denizleri kirlettiğimiz ve okyanusları yok ettiğimiz zaman aslında kendimizi de yok etmiş oluyoruz. Denizler, dünyanın nefes alma noktaları ve en önemli karbon depolama alanlarıdır." diye konuştu.

İklim dengesi ve biyolojik çeşitlilik etkileniyor
Deniz ekosistemlerinin zarar görmesinin iklim dengesinin bozulmasına, biyolojik çeşitliliğin azalmasına ve gelecek nesillerin yaşam kalitesinin düşmesine neden olabileceğini ifade eden Yiğit, denizlerin korunmasının insanlığın geleceğini korumak anlamına geldiğini dile getirdi.
Yiğit, “Asıl mesele, çok daha uzun vadeli ve bütün canlıları etkileyen büyük bir çevre problemidir. Deniz ekosistemlerinin zarar görmesi, iklim dengesinin bozulmasına, biyolojik çeşitliliğin azalmasına ve gelecek nesillerin yaşam kalitesinin olumsuz etkilenmesine neden olur” dedi.




