Başkan Işıksu, 11 Şubat tarihinde kürsüye çıkan bir şahsın, hakkında gizlilik kararı bulunan bir dosya üzerinden konuşma yapmasının ve bu konuşmanın servis edilmesinin tesadüf olmadığını ifade etti. Ortaya atılan iddiaların somut bir karşılığı bulunmadığını vurgulayan Işıksu, savcılık ifadeleriyle çelişen beyanlarla kamuoyunun yönlendirilmeye çalışıldığını dile getirdi.

Kendisine yönelik tehditler karşısında doğrudan hukuka başvurduğunu belirten Işıksu, “Şantaj ve tehditle karşılaştığım anda suç duyurusunda bulundum. Hiçbir adım atmadım, saklanmadım. Beni suçlu gibi göstermeye çalışan anlayışı kabul etmiyorum” dedi.

Disipline sevk edildiğine dair kendisine resmi bir bilginin ulaşmadığını da ifade eden Başkan Işıksu, bu durumu basından öğrendiğini söyledi. Siyasi hayatının kamuoyunun takdirine açık olduğunu belirten Işıksu, “Sonuna kadar Sayın Cumhurbaşkanımızın destekçisi olacağım. Liderimizin kararı ne olursa olsun başımızın tacıdır. Allah var, gam yok” ifadelerini kullandı.

Yaşanan sürecin arkasında bir kurgu ve organizasyon olduğunu savunan Işıksu, “Bu kurguyu kim yaptı, kimler planladı, hangi operasyon yürütüldü? İsim isim, kanıtlarıyla tespitlerim var. Hiçbir şey gizli kalmaz. Vakti geldiğinde herkes her şeyi öğrenecek” dedi.

Algı üretmek yerine yargı yoluna başvurulması gerektiğini vurgulayan Başkan Işıksu, gerçek dışı belge yaydığı iddia edilen kişiler hakkında hukuki sürecin başlatıldığını açıkladı. “Nihai söz bağımsız Türk yargısına aittir” diyen Işıksu, hizmet odaklı çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, “Biz buraya hizmet etmek için varız. Algılarla yolumuzdan dönecek değiliz” şeklinde konuştu.


Başkan Işıksu konuşmasına şu şekilde devam etti:


''Gerçekle alakası olmayan fotoğraflar, kurgulanmış bir şekilde ortaya çıkmıştır. Uzun zamandır hayatımda hep siyaset oldu. Ömrüm boyunca birçok kumpasla karşılaştım, yalanla karşılaştım. 2014 yerel seçimlerinden öncede kumpaslar vardı ama alnımızın akıyla çıktık. Bu kadar alçakla bir iftirayla ilk kez karşılaşıyorum. Bu iftira aileme, bana ve gerçeğe inananlara atılmıştır bir iftiradır. Organize edilmiş karalama kampanyaları dolaşıyor. Adeta linç edercesine. Ben geri adım atmayacağım. Ortaya konan görsellerle alakam yoktur. Sürecin yakından takipçisi olacağız. Bu kumpasta kimin parmağı varsa ortaya çıkacak. Dün bizden menfaat temin edemeyenlerin, bugün aynı çıkarları vaat eden odakların kirli emellerine figüranlık yapmayı kabul etmiş olmaları; hakikatin değil menfaatin peşinden koştuklarının en acı göstergesidir. Ancak bilsinler ki, bu millet ferasetiyle doğruyu yanlıştan ayırır; kalplere sinmeyen hiçbir kurgu, vicdanlarda karşılık bulmaz! Şerefiyle, namusuyla, alnının ve yüreğinin akıyla hizmet edenleri vallahi yenmeye gücünüz yetmez! Ben her gece yastığa başımı koyduğumda; kendi evlatlarım kadar bu memleketin evlatlarını, kendi ailem kadar bu şehirde yaşayan her bir vatandaşımızı düşünerek yaşadım. 7 yıldır bir gün bile kamuoyunun; gecesini gündüzüne katarak alın teri döken işçimizin, görevini fedakârca sürdüren memurumuzun şüphe duyacağı en küçük bir aykırılığım olmadı. Buna hem Allah şahittir hem de bu kente hizmet etmeyi şeref bilen, vicdan sahibi belediyedeki tüm kardeşlerim… Ve inanıyorum ki, hakikat er ya da geç ortaya çıkar; geriye yalnızca temiz bir vicdan ve başı dik bir duruş kalır. Hepiniz Allah’a emanet olun.''

Fotoğraf: sosyal medya

Muhabir: Şevval Geçin