Bakan Fidan, “Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil; sadece bölgeye değil, bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte” ifadelerini kullandı.
“Hürmüz Boğazı Dünya Ekonomisini Etkiliyor”
Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının küresel ekonomi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Fidan, “Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik ve siyasi istikrara büyük bir baskı uygulamakta. Dünya kamuoyunun çabası bir an önce anlaşmaya varılması ve Boğaz'ın açılmasıdır” dedi.
Fidan, İran’a da çağrıda bulunarak boğazın siyasi baskı unsuru olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi. “İran bu boğazı bir silah olarak kullanmamalıdır. Bu bir uluslararası boğazdır ve hep beraber korumalıyız” ifadelerini kullandı.
“İsrail Yayılmacılığı Güvenlik Sorunu”
Bakan Fidan konuşmasında İsrail’in bölgedeki politikalarına da değinerek, “İsrail yayılmacılığı hala bölgemizde birinci dereceden istikrar ve güvenlik sorunu olmaya devam ediyor. Gazze’de, Beyrut’ta, Batı Şeria’da ve Suriye’de ortaya konan tavır birçok insanın hayatına mal oluyor” diye konuştu.
Gazze’de yaşananların unutturulmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdüreceğini ifade etti.
Katar’dan Pakistan’a Destek Mesajı
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise konuşmasında, bölgedeki gerilimin sona ermesi için yürütülen diplomatik çabalara dikkat çekti.
Al Sani, “Katar ve Türkiye, savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için Pakistan’ın arabuluculuk çabalarını sonuna kadar desteklemektedir” dedi.
Türkiye ile Katar arasında istihbarat, savunma, ticaret ve enerji alanlarında güçlü koordinasyon mekanizmalarının bulunduğunu belirten Al Sani, Hürmüz Boğazı’nın siyasi baskı aracı olarak kullanılmasını kabul etmediklerini söyledi.
“Türkiye ve Katar Yakın Koordinasyon İçinde”
Basın toplantısının soru-cevap bölümünde konuşan Bakan Fidan, tarafların savaşın sona ermesini istediğini belirterek, “Sorun niyet değil, bu niyetin tarafları tatmin edecek şekilde nasıl yazıya döküleceğidir” dedi.
Türkiye ve Katar’ın arabuluculuk konusunda yakın iş birliği içerisinde olduğunu belirten Fidan, “Geçmiş yıllara dayalı önemli tecrübelerimiz var” ifadelerini kullandı.





