Tutuksuz sanık olarak yargılanan Barım ve avukatları karar duruşmasına katıldı. Mahkeme heyeti, Barım hakkında önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Ancak suçu “yardım eden” sıfatıyla işlediğine karar veren heyet, cezayı 15 yıla indirdi. Sanığın sabıkasız oluşu ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak ceza oy birliğiyle 12 yıl 6 aya düşürüldü.
Fotoğraf: Sosyal Medya
“Sadece İşimle İlgilendim”
Duruşmada esas hakkındaki savunmasını yapan Ayşe Barım, Ocak 2025’ten bu yana hayatında daha önce yaşamadığı bir sürecin içinde olduğunu söyledi. Birlikte çalıştığı oyuncuları Gezi Parkı’na yönlendirmediğini belirten Barım, yalnızca işiyle ilgilendiğini ifade etti.
Sağlık durumu nedeniyle hakkında tahliye kararı veren mahkeme heyetine teşekkür eden Barım, şu ifadeleri kullandı:
“Tüm tanık ifadeleri lehimeyken dosyada somut delil yokken ağır şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum. Sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Beraat verilerek sağlık sorunlarımla ilgilenecek bir hayat istiyorum.”
Son sözünde ise avukatlarının savunmalarına katıldığını belirterek beraatini talep etti. Kararın okunmasının ardından Barım’ın gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
Avukatlardan “Somut Delil Yok” Savunması
Barım’ın avukatlarından Sedat Özyurt, dosyadaki HTS ve tape kayıtlarının “cebir ve şiddet uygulamak suretiyle hükümeti devirmeye teşebbüs” suçunda iradi birliktelik unsurunu göstermediğini savundu. Müvekkilinin, Gezi davası hükümlüleriyle birlikte hareket ettiğini gösteren bir delil bulunmadığını öne sürerek beraat talebinde bulundu.
Diğer avukat Deniz Ketenci ise suçlamaların, Sedat Gül isimli ihbarcının sosyal medya üzerinden ilettiği iddialara dayandığını ileri sürdü. İhbarcının mahkemede gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve iddialarının KOM tarafından araştırılmaya değer görülmediğini savunan Ketenci de beraat talep etti.
Yurt Dışına Çıkış Yasağı Devam Edecek
Mahkeme heyeti, Barım hakkında uygulanan “yurt dışına çıkış yasağı” şeklindeki adli kontrol tedbirinin; mevcut delil durumu, sanığın sağlık sorunları ve Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda devamına karar verdi.
Kararda ayrıca, sanık ve avukatlarının iki hafta içinde itiraz hakkı bulunduğu belirtildi.
İddianamede Neler Yer Almıştı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 171 sayfalık iddianamede, Barım’ın Gezi Parkı ana davası sanıkları Memet Ali Alabora, Çiğdem Mater ve Osman Kavala ile irtibatlı olduğu ifade edilmişti.
HTS kayıtlarına dayandırılan iddianamede, Barım’ın Alabora ile ilk irtibatının Gezi Parkı eylemlerinin başlangıç tarihi olan 30 Mayıs 2013’te kurulduğu, son temasın ise 19 Haziran 2013’te gerçekleştiği belirtilmişti.
Ayrıca, Barım’ın sahibi olduğu ID İletişim Danışmanlık şirketine bağlı sanatçıların sosyal medya platformu X üzerinden “occupyturkey” ve “DirenGeziParkı” etiketlerini sistematik biçimde paylaştıkları öne sürülmüştü.
İddianamede, Barım’ın kendisine bağlı sanatçıları eylemler sırasında sık sık arayarak Gezi Parkı’na yönlendirdiği ve “sanatçılar camiası adına aktif rol üstlendiği” değerlendirmesine yer verilmişti.
Savcılık, Barım hakkında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezası talep etmişti. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetti.






