“Çocuklar Söyleneni Değil, Gördüğünü Uygular”
Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü akademisyeni ve Karatay Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yüzbaşıoğlu, akran zorbalığına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Akran zorbalığının eğitim ortamlarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Yüzbaşıoğlu, çocukların kendilerine söylenenlerden çok, günlük yaşamda gözlemledikleri davranışları model aldığını ifade etti. Evde sorunların bağırarak çözüldüğü, öfkenin bastırıldığı veya bireylerin etiketlendiği bir iletişim dilinin, fark edilmeden çocukların akran ilişkilerine taşındığını söyledi.
“Sert ve Tutarsız Tutum Zorbalığı Besliyor”
Araştırmalara değinen Yüzbaşıoğlu, sert, tutarsız veya aşırı kontrolcü ebeveynlik tutumlarıyla büyüyen çocukların akran ilişkilerinde daha fazla saldırganlık ve zorbalık davranışı sergileyebildiğini belirtti.
“Evde sınırların korku, tehdit ya da utandırma yoluyla çizilmesi, çocuğa sınırdan çok güç ilişkisini öğretir” diyen Yüzbaşıoğlu, bunun ilerleyen süreçte zorbalığa zemin hazırladığını ifade etti.
“Zorbalık Sadece Fiziksel Değildir”
Zorbalığın yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığını vurgulayan Yüzbaşıoğlu, dışlama, alay etme, lakap takma ve bilinçli yok sayma gibi davranışların da zorbalık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bazı çocukların evde bastırılan öfkesini okulda dışa vurduğunu, bazılarının ise evde öğrendiği üstünlük algısını daha güçsüz gördüğü akranları üzerinde denediğini aktardı.
“Benim Çocuğum Yapmaz” Yanılgısı
Ebeveynlerin çoğu zaman “Benim çocuğum zorbalık yapmaz” yaklaşımıyla savunmaya geçtiğini belirten Yüzbaşıoğlu, farkında olmadan zorbalığı besleyen tutumlara dikkat çekti. Sürekli kıyaslama, başarıyı insan değerinin önüne koyma ve çocuğu başkalarının yanında küçümsemenin, çocukta sağlıksız güç arayışlarını tetikleyebileceğini dile getirdi.
“Duygular Evde Öğrenilir”
Duygu düzenleme becerilerinin gelişiminde aile ortamının belirleyici olduğunu söyleyen Yüzbaşıoğlu, “Ağlamanın ayıp, öfkenin yasak, korkunun saçma görüldüğü evlerde çocuk duygularını tanımayı öğrenemez. Bastırılan duygular okulda saldırgan davranışlara dönüşebilir” dedi.
“Senaryo Evde Yazılır”
Akran zorbalığıyla mücadelede en etkili yöntemin yetişkinlerin davranışları olduğuna vurgu yapan Yüzbaşıoğlu, öfkesini yönetebilen, hata yaptığında özür dileyen ve gücünü baskıyla değil adil davranışla gösteren ebeveynlerin çocuklara kalıcı mesajlar verdiğini ifade etti.
Yüzbaşıoğlu, akran zorbalığının yalnızca okulun ya da öğretmenin sorunu olmadığını belirterek, “Bu sorun çoğu zaman evde kurulan cümlelerde, ses tonlarında ve çocuğun duygularına verilen tepkilerde filizlenir. Okul çoğu zaman sadece bu öğrenmenin sahnesidir; senaryo ise evde yazılır” sözleriyle açıklamalarını tamamladı.




