23 Nisan, Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açılışından tam bir yıl sonra, 23 Nisan 1921’de “Milli Bayram” olarak kabul edildi. “23 Nisan’ın Milli Bayram Addine Dair Kanun” ile yeni kurulan devletin ilk resmi bayramı ilan edilmiş oldu. İki maddeden oluşan kanunda, 23 Nisan günü “Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk açılış günü” olarak milli bayram ilan edilirken, kanunun yürütülmesi görevi Meclis’e verildi. Bu karar, 2 Mayıs 1921 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kutlamaların ilk yıllarından itibaren çocukların ön planda yer alması dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan Bayramı’nı 1929 yılında çocuklara armağan ederek bu günü dünyada benzeri olmayan bir çocuk bayramına dönüştürdü. Böylece 23 Nisan, ilk kez 1929’da “Çocuk Bayramı” olarak kutlandı.
Tarihi süreç içerisinde bayramın adı ve kapsamı çeşitli düzenlemelerle genişletildi. 27 Mayıs 1935’te çıkarılan kanunla “Ulusal Egemenlik Bayramı” olarak tanımlanan 23 Nisan, 1983 yılında yapılan değişiklikle “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adını aldı.
Atatürk’ün çocuklara verdiği değer doğrultusunda başlattığı gelenekler de günümüze kadar ulaştı. 23 Nisan haftalarında çocukların devlet makamlarında ağırlanması ve temsili olarak koltuk devri yapılması, bayramın en anlamlı sembollerinden biri haline geldi.
1979 yılında uluslararası boyuta taşınan bayram, farklı ülkelerden çocukların katılımıyla daha da zenginleşti. Türkiye, çocuklarına bayram armağan eden ve bu bayramı dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke olma özelliğini taşıyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi arşivlerinde yer alan belgeler, 23 Nisan’ın tarihsel önemini gözler önüne seriyor. Meclisin açılış sürecine dair belgelerde, Mustafa Kemal Paşa’nın yayımladığı beyannameler, dualarla yapılan açılış törenleri ve egemenliğin millete devredildiğini vurgulayan kararlar yer alıyor.
Bugün 23 Nisan, yalnızca bir bayram değil; millet iradesinin, bağımsızlığın ve geleceğin teminatı olan çocuklara duyulan güvenin en güçlü ifadesi olarak kutlanmaya devam ediyor.





