Eski adıyla Karaceyş Kalesi olarak bilinen tarihi yapının kitabesi bulunmadığı için kesin yapım tarihi bilinmiyor. Ancak surlarda kullanılan taşlar, sütun kaideleri ve mimari özellikleri nedeniyle kalenin Bizans döneminde inşa edildiği değerlendiriliyor. Pamukova ve Geyve ovalarına hakim konumda bulunan kalenin, 1314 yılında Osman Gazi döneminde fethedildiği biliniyor.
Yalnızca Yüzde 20’lik Bölümü Ayakta
Güney kısmı küçük taşlardan, kuzey kısmı ise iri kesme taşlardan oluşan kalede bugün çok az sayıda mimari kalıntı ve kemer bulunuyor. Bölgenin stratejik noktalarından biri olarak gösterilen kale, yıllar içerisinde büyük ölçüde zarar görürken, define avcılarının yaptığı kaçak kazılar tarihi yapıyı adeta harabeye çevirdi. Tarihi yapının yalnızca yüzde 20’lik kısmının ayakta kaldığı ifade ediliyor.
“Kale Hala ‘Ben Buradayım’ Diyor”
Kale hakkında açıklamalarda bulunan Ahmet Şen, Paşalar Kalesi’nin Sakarya’nın en önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu belirterek, gerekli çalışmaların yapılmamasına tepki gösterdi.
Şen, “5. ve 6. yüzyıllarda Bizanslılar tarafından inşa edilen kale, bölgeye hakim çok önemli bir noktada bulunuyor. Güney kısmından gelebilecek tehlikelere karşı mancınık bölgesi oluşturmuşlar. Sakarya’nın en büyük tarihi değerlerinden biri olmasına rağmen ne kurumlar ne de siyasiler yeterince sahip çıkıyor. Ben 2019-2024 döneminde Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi iken bu konuyu birçok kez gündeme getirdim ancak herhangi bir çalışma yapılmadı” dedi.
Kalenin restore edilmesi halinde bölge turizmine ciddi katkı sağlayacağını belirten Şen, “D-650 kara yolundan günde yaklaşık 45 bin araç geçiyor. Kale yola sadece 2 kilometre uzaklıkta. Eğer restore edilirse her gün onlarca ziyaretçi gelir ve bölgeye ekonomik katkı sağlar. Definecilerin kırıp dökmelerine rağmen bile kale direniyor ve ‘Ben buradayım’ diyor” ifadelerini kullandı.
“Tarihi Zenginliklerimize Sahip Çıkmıyoruz”
Kale için yazdığı şiiri de okuyan Ahmet Şen, tarihi mirasın korunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Biz bu zenginlikleri seviyoruz ve insanların da görmesini istiyoruz. Ancak maalesef ülkemizin tarihi değerlerine yeterince sahip çıkmıyoruz. Kalenin duvarlarında bulunan resimler ve tarihi izler defineciler tarafından yok edilmiş durumda. Restore edilse hiç kimse bu yapıya zarar vermeye cesaret edemez. Sahip çıkılmadığı için burası definecilerin meskeni oldu. Gelecek nesillere güzel hatıralar bırakmak istiyoruz.”




