Mahkeme kararıyla 18 mezarın açılmasını sağlayan Cebeci, mezarlardan birinde oğlunun cenazesine ulaştı. Aradan geçen 27 yıla rağmen yaşadığı acıyı ilk günkü gibi taşıyan Cebeci’nin hikayesi, 17 Ağustos’un yalnızca deprem gecesinden ibaret olmadığını, geride kalan ailelerin yıllarca süren mücadelesini de gözler önüne seriyor.
“1999’dan Önce Başka, Sonra Başka Bir Hayatımız Oldu”
Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7,4 büyüklüğündeki deprem gecesinde oğlu Serkan ile birlikte enkaz altında kalan Cebeci, 16 saat sonra yaralı olarak kurtarıldı. Oğlu Serkan ise yaklaşık 13 saat sonra enkazdan sağ çıkarıldı ve hastaneye sevk edildi.

Cebeci, deprem gecesini anlatırken 1999’un hayatındaki büyük kırılma noktası olduğunu belirterek, oğlu Serkan’ın astsubaylığı kazandığını ve sabah askeriyeye gitmek için erken yatacağını söylediğini aktardı.
Televizyon izlediği sırada büyük bir gürültü duyduğunu anlatan Cebeci, depremin ilk anlarında evlerinin yıkıldığını ve oğluna ulaşmak için yalnızca birkaç adım atabildiğini söyledi.
Enkaz Altında Oğlunun Sesini Bekledi
Birinci katta yaşadıklarını ve üzerlerinde beş kat bulunduğunu belirten Cebeci, binanın sarsıntıyla adeta döne döne yıkıldığını anlattı.
Enkaz altında oğluna seslendiğini ancak uzun süre yanıt alamadığını söyleyen Cebeci, saatler sonra Serkan’ın sesini duyduğunu ve oğlunun ayağının ezildiğini söylediğini aktardı.
Sabaha kadar enkaz altında oğluyla konuşan Cebeci, oğlunun bir noktada kurtulamayacaklarını düşünerek helallik istediğini belirtti. Kendisi ise oğluna umut vermeye çalışarak kurtulacaklarını söyledi.
Oğlu Hastaneye Götürüldü, Sonra İzini Kaybetti
Yaklaşık 13 saat sonra Serkan’ın enkazdan sağ çıkarıldığını anlatan Cebeci, oğlunun kendisinin de enkaz altında olduğunu söyleyerek gitmek istemediğini ifade etti.
Ancak arkadaşının ikna etmesi üzerine Serkan, Gölcük Askeri Hastanesi’ne götürüldü. Cebeci ise oğlundan yaklaşık üç saat sonra enkazdan çıkarıldı.
Yaralı halde hastaneye kaldırılan Cebeci, oğlunun kurtulmuş olmasının mutluluğunu yaşarken kısa süre sonra Serkan’ın izinin kaybolduğunu öğrendi.
14 Ameliyat Geçirdi, Yine de Aramaktan Vazgeçmedi
Deprem sonrası yaklaşık bir yıl hastanelerde tedavi gören Cebeci, ayağından 14 kez ameliyat geçirdi. Ancak yaşadığı ağır sağlık sorunlarına rağmen aklındaki tek şey oğlunu bulmaktı.
Tedavisinin ardından Gölcük’e dönen Cebeci, kentin tamamen yıkıldığını ve sokaklarda kayıp insanların fotoğraflarının bulunduğunu gördü.
Oğlunun izini bulabilmek için emniyetlere, hastanelere ve morglara giden Cebeci, kayıp listelerini tek tek incelemeye başladı.
18 Mezarı Açtırmak İçin Hukuk Mücadelesi Verdi
Askeriyeden, deprem sonrasında 18 kimsesiz kişinin defnedildiği bilgisini alan Cebeci, mezarlardaki cenazelerin kimliklerinin belirlenmesi için mezarların açılmasını istedi.
Ancak talebinin gerçekleşmesi için uzun bir hukuk mücadelesi vermesi gerekti. Dört yıl boyunca mahkemelere başvuran Cebeci, sonunda 18 mezarın açılmasını sağladı.
Cebeci, amacının yalnızca kendi oğlunu bulmak olmadığını, kayıp diğer insanların da ailelerine teslim edilmesini istediğini belirtti.
“Benim Oğlum O Mezarlardan Birinden Çıktı”
Yıllar süren mücadelenin ardından açılan 18 mezardan birinde Serkan’ın cenazesine ulaşıldı.
Cebeci, oğlunu hayatta olarak hastaneye gönderdiği için yıllarca onun yaşadığına inandığını ve Türkiye’nin dört bir yanında onu canlı olarak aradığını söyledi.
Dört yıl boyunca gitmediği yer kalmadığını anlatan Cebeci, yanında oğlunun fotoğraflarıyla sokak sokak dolaştığını, hastaneleri, emniyetleri ve morgları araştırdığını ifade etti.
“Her Arabanın İçine Baktım”
Oğlundan haber gelir umuduyla dört yıl boyunca evinin kapısını kapatmadığını belirten Cebeci, oğlunun bir yerde hafızasını kaybetmiş şekilde yaşıyor olabileceğini düşündüğünü söyledi.
Akıl hastanelerine kadar gittiğini, gazete ve televizyon programlarına başvurduğunu, oğlunun fotoğraflarını yurt dışına gönderdiğini anlatan Cebeci, “Belki bir gören olur, bir yerlerden bir ses gelir” diyerek yıllarca umut etti.
Cebeci’nin yaşadığı bu mücadele, 17 Ağustos 1999 Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen bazı ailelerin kayıplarının peşinden yıllarca nasıl mücadele ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.





