Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18 ve 19. yüzyıllara uzanan köklü geçmişiyle kentin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı, geleneksel esnaflık anlayışı ile modern ticaret yöntemleri arasındaki rekabete sahne oluyor. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, bazıları ise tezgâhını internete taşıyarak e-ticarete yöneliyor.
Nesilden nesle aktarılan dükkânlarda esnaflık yapan birçok isim, e-ticaretin maddi anlamda kendilerini doğrudan etkilemediğini savunurken, esnaf-müşteri arasındaki samimiyeti zayıflattığını düşünüyor. İnternet satışını tercih eden esnaflar ise dijitalleşmeye ayak uyduramayan işletmelerin gelecekte ayakta kalmakta zorlanacağını dile getiriyor.

“İnternetten satıştan uzak duruyoruz”
Uzun Çarşı’da babasından devraldığı 45 yıllık gümüşçü dükkânında esnaflık yapan Sezer Akyıldız, uzun yıllardır aynı noktada hizmet vermenin kendilerine sadık bir müşteri kitlesi kazandırdığını belirtti. İnternet satışına mesafeli yaklaştıklarını ifade eden Akyıldız, “Esnaflık ciddi giderleri olan bir iş. Kira, sigorta, personel derken ayakta kalmak zorlaşıyor. İnsanlar bizi tanır ve güvenir. İnternette ise ciddi komisyonlar var. Bu nedenle satıştan uzak duruyoruz. Düzenli müşterimiz olmasa internet yüzünden çoktan kapatırdık” dedi.
“Genç nesil AVM ve dijitali tercih ediyor”
Yaklaşık 40 yıldır ayakkabıcılık yapan Sinen Pekçetin ise müşteri profilinin zamanla değiştiğine dikkat çekerek, “Eski yoğunluk yok. Gençler artık çarşıda gezmek yerine dijital mecraları ve AVM’leri tercih ediyor. Bizi daha çok eski müşterilerimiz ve onların çocukları tercih ediyor. Buraya gelenler ürünü görerek, deneyerek alıyor. Samimiyet ve güven hâlâ en büyük avantajımız” diye konuştu.

“Dokunmadan alışveriş yapamam”
Uzun Çarşı’nın müdavimlerinden 80 yaşındaki Engin Bakır, yüz yüze alışverişten vazgeçmediğini belirterek, “Pazarlık yapmayı, ürünü görerek almayı seviyorum. Sağlamlığını ancak öyle anlarım” dedi.
47 yaşındaki Yusuf Ekşi ise internet alışverişine güvenmediğini dile getirerek, “Eski kafalıysak kabul ediyoruz. Alacağımız şeyi görüp dokunmak isteriz. İnternette dolandırıcılık riski yüksek. Burada esnaf malını gösterir, güven verir. O yüzden esnafı tercih ediyorum” ifadelerini kullandı.
“E-ticaret bize ciddi katkı sağlıyor”
Babasının 25 yıl önce açtığı aksesuar dükkânında çalışan ve son bir yıldır ürünlerini internetten de satan Hüseyin Oğuz Çelik ise dijital satışların önemine vurgu yaptı. Çelik, “Kazancımızın tamamı e-ticaretten gelmiyor ama ciddi bir destek sağlıyor. Özellikle giyim ve aksesuar sektöründe internette olmak şart. Şu an gelirimizin yaklaşık yarısı internetten geliyor” dedi.
“Çağa ayak uydurmazsan batarsın”
Esnaflığın temel kuralının değişime ayak uydurmak olduğunu belirten Çelik, “Nüfus arttı, rekabet büyüdü. Artık herkes herkesi tanımıyor. Yerel marka algısı zayıfladı. Nasıl ki bir dönem pos cihazına geçmemek yanlışsa, bugün de e-ticarete girmemek aynı hatadır. Ayak uyduramazsan yavaş yavaş batarsın, nasıl olduğunu bile anlamazsın” diye konuştu.
Uzun Çarşı’da bir yanda yılların verdiği güven ve samimiyetle ayakta kalmaya çalışan geleneksel esnaf, diğer yanda dijitalleşmeyle büyümeyi hedefleyen işletmeler bulunurken, bu dönüşümün çarşının geleceğini nasıl şekillendireceği merakla takip ediliyor.




