Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) 1. Meslek Komitesi tarafından düzenlenen “Geleneksel Tarımdan Modern Tarıma Geçiş” panelinde sektör temsilcileri ile üreticiler bir araya geldi. Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat’ın yönetiminde gerçekleştirilen panele, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Özkaya, Taze Süt ve Süt Ürünleri CEO’su Dr. Murat Bolat, Çolpan Çiftliği'nden Özer Çolpan ve Tarfin Tarım Genel Müdür Yardımcısı Mansur Yılmaz katılım sağladı. Panelde, geleneksel tarımdan modern tarım uygulamalarına geçiş süreci, üreticilerin karşılaştığı sorunlar,üretim ve tarım teknolojilerindeki gelişmeler konuşuldu.

SOMUT ADIMLAR ATILMALI
Panelin açılış konumasını yapan İrfan Donat, "Tarım sektörünün önümüzdeki dönemde karşı karşıya kalacağı riskleri ve fırsatları iyi değerlendirmemiz gerekiyor." dedi. Donat, çözüm önerilerini ve hayata geçirilmesi gereken somut adımlarının da kapsamlı bir şekilde tartışılması gerektiğini vurguladı.
SİSTEM DOĞRU YÖNETİLMELİ
B Reçete sistemini değerlendiren Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Özkaya, uygulamanın tarımsal üretim açısından önemli bir adım olduğunu ancak sistemin amacına ulaşabilmesi için doğru şekilde işletilmesi gerektiğini söyledi. B Reçete sistemini desteklediklerini belirten Özkaya, “B Reçete sistemini kesinlikle destekliyoruz ancak sistemin doğru ve etkin şekilde yönetilmesi gerekiyor. Sadece zirai ilaç kullanımıyla sorunları çözmek mümkün değil. B Reçete sisteminin temel amacı, tarımsal ürünlerdeki pestisit kalıntısını azaltmak ve daha güvenli gıda üretimini sağlamaktır.” dedi.
KATKI SAĞLAYACAK
Sistemin sadece reçete düzenlemekten ibaret olmaması gerektiğini söyleyen Özkaya, "Üreticilere rehberlik edecek teknik destek merkezlerinin oluşturulması büyük önem taşıyor, bizler de bu konuda tarımsal ürün denetim ve danışmanlık ofislerinin kurulmasını öneriyoruz. Bu merkezlerde bitki koruma uzmanları, bitki besleme uzmanları ve sulama danışmanları gibi teknik personelin görev yapması hem üreticiye hem de tarımsal üretime önemli katkılar sağlayacak." dedi.

DANIŞMANLIK YAYGINLAŞMALI
Üreticilerin doğru zamanda doğru uygulamaları yapabilmesi için teknik danışmanlığın yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Özkaya, “Amacımız çiftçiye rehberlik ederek üretime katkı sağlamak. Sistem doğru bir uygulama ancak işleyişinin, eczanelerde kullanılan reçete sistemi gibi düzenli, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Böyle bir yapı oluşturulduğunda hem üretici hem tüketici hem de ülke tarımı önemli kazanımlar elde edecektir.” ifadelerini kullandı.
EN BÜYÜK SORUN
Üreticilerin en büyük sorunlarından birinin belirsizlik olduğunu belirten Özer Çolpan, "Üretime başlarken maliyet hesaplarımızı yapıyoruz ancak sezon sonunda ürün fiyatlarının ne olacağını bilmediğimiz için gerçek maliyetimizi ve kârlılığımızı öngöremiyoruz. Bu belirsizlik üreticiyi ciddi şekilde zorluyor. Daha önce sübvansiyonlu kredileri çok desteklemiyordum ancak gelinen noktada üreticinin ayakta kalabilmesi için bu tür desteklerin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Ürün fiyatları oldukça dalgalı seyrediyor. Geçen yıl soğan ve patates fiyatlarında ciddi bir düşüş yaşanırken, bu yıl tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız." dedi.

PLANLAMA DİKKATLİ YAPILMALI
Çolpan, "Böyle dönemlerde ürünü depolayabilmek önemli bir avantaj gibi görünse de yüksek faiz ortamı nedeniyle depolamanın ekonomik bir karşılığı kalmadı. Artık üretici için en doğru yöntem, ürünü hasat eder etmez nakde çevirmek. Günümüzde çok üretmek her zaman daha fazla kazanç anlamına gelmiyor. Bu nedenle üretim planlamasının daha dikkatli yapılması gerekiyor. Gerekirse daha az ekim yapmak, büyük zararlarla karşılaşmaktan daha doğru bir tercih olabilir. Çünkü yanlış planlamanın sonuçları üretici açısından oldukça ağır olabiliyor." dedi.
OLUMSUZ ETKİLİYOR
Döviz kurunun üreticiyi olumsuz etkilediğinden bahseden Çolpan, "Döviz kurunun olması gereken seviyede olmaması da maliyet hesaplarımızı olumsuz etkiliyor. Geçen yıl sezon başında fiyatların nasıl oluşacağını bilseydim, bazı ürünleri ekmeyi tercih etmezdim. Bu yıl ise özellikle mısır konusunda umutluyum. Fiyatın 15 lira seviyesine ulaşması üretici açısından sevindirici olur ancak mevcut şartlarda bunun gerçekleşmesi zor görünüyor.” dedi.




