Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte FPV ve kamikaze dronların muharebe sahasında yaygınlaşması, düşük maliyetli hava tehditlerine karşı fiziki imha çözümlerinin önemini artırdı.

Özellikle fiber optik kabloyla kontrol edilen dronların elektronik karıştırmadan etkilenmemesi, tüfek tabanlı savunma sistemlerini hava savunma mimarisinin son halkası olarak yeniden öne çıkardı.

Bu ihtiyaçtan hareketle mühimmat üreticisi Turaç liderliğinde, tüfek, robotik, mekanik mühendislik, algoritma ve elektro-optik alanlarında faaliyet gösteren dört Türk şirketi ile bir üniversitenin katkısıyla Drone Kalkanı geliştirildi.

Drone Kalkanı İlk Kez MÜSİAD EXPO’da Sergilenecek

Mini ve mikro İHA tehditlerine karşı geliştirilen Drone Kalkanı, 23-26 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek 21. MÜSİAD EXPO’da ilk kez tanıtılacak.

Sistem, pan-tilt hareket kabiliyetine sahip bir kule üzerinde görev yapıyor. Kulede Derya Arms tarafından geliştirilen 12 kalibre yarı otomatik iki Derya MAX tüfeği aynı anda kullanılabiliyor.

Lasersan’ın elektro-optik sensör paketi ve akustik algılayıcılar da aynı kule üzerinde yer alıyor.

Dronları 600-800 Metreden Takibe Alıyor

Drone Kalkanı, farklı algılayıcılarla taradığı hedefleri 600-800 metre mesafeden takibe alabiliyor.

Hedefin tespiti, sınıflandırılması, takibi ve atış çözümünün hesaplanması, görüntü ve akustik sensör tabanlı yapay zeka algoritmalarıyla gerçekleştiriliyor.

Sistem, 150 metre mesafeye ulaşan hedefi eş zamanlı atışla oluşturduğu metal bulutuyla imha edebiliyor.

Görüntü ve akustik algılayıcıların pasif çalışması, sistemin iz bırakmadan görev yapmasına olanak sağlarken kule üzerindeki ağırlığın, güç tüketiminin ve maliyetin azaltılmasına da katkıda bulunuyor.

Güvenli İnternet Hizmeti Kullanıcı Sayısı 55 Milyonu Aştı
Güvenli İnternet Hizmeti Kullanıcı Sayısı 55 Milyonu Aştı
İçeriği Görüntüle

Yapay Zeka Algoritmaları İTÜ ile Geliştirildi

Drone Kalkanı’nda kullanılan yapay zeka algoritmaları, İstanbul Teknik Üniversitesi Havacılık ve Uzay Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (İTÜ ARC) ile yürütülen çalışmalar kapsamında geliştirildi.

Dronlara karşı dron muharebeleri için hazırlanan algoritmaların tatbikatlar ve testlerde başarıyla uygulandığı belirtildi.

Robotik kuleyi ve görüntüleme sistemlerini geliştiren Lasersan ise projede sistem entegrasyonunun ana teknoloji ortaklarından biri olarak yer alıyor.

Şirketin elektro-optik sistemler ile keşif ve gözetleme amaçlı pan-tilt kamera sistemlerindeki saha tecrübesi, Drone Kalkanı’nın geliştirilmesinde kullanılıyor.

Lasersan tarafından geliştirilen sensör paketi, hedeflerin tespit ve teşhis edilmesini ve kule üzerinde kesintisiz takip edilmesini sağlıyor.

İki Tüfek Aynı Anda Görev Yapabiliyor

Drone Kalkanı’nda yer alan Derya MAX tüfekleri, gaz tepmeli mekanizmaya ve 76 milimetre magnum fişek yatağına sahip.

10 veya 15 fişeklik şarjörlerle seri atış yapabilen tüfekler, sistemin art arda gelen veya sürü halinde yaklaşan birden fazla drona karşı görev yapmasına imkân tanıyor.

Proje kapsamında yeniden ele alınan tüfeklerin namlu boyu ve etkili menziline yönelik güncelleme çalışmaları da devam ediyor.

Kulenin araçlara mekanik entegrasyonu ise Urban Savunma tarafından yürütülüyor.

Ankara’daki üretim geçmişi 1970’lere uzanan şirket, farklı kalibrelerde namlu ve silah sistemi üretiminin yanı sıra silah sistemlerinin uzaktan komutalı ve insansız platformlara entegrasyonu alanında faaliyet gösteriyor.

2 Metre Çapında Metal Bulut Oluşturuyor

Turaç’ın Sterling markasıyla ürettiği 12 kalibre magnum anti-dron fişekler, hedefin uçuş hattında geniş bir metal bulut oluşturacak şekilde tasarlandı.

Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dron tehdidinin 2018 yılında gündemlerine girdiğini ve güvenlik güçlerinin ihtiyaçları doğrultusunda ilk dron fişeklerini geliştirdiklerini söyledi.

Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte daha hızlı, güçlü ve bomba taşıyan dronların yaygınlaşması üzerine mühimmat geliştirme çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirten Altunbaş, 12 kalibre fişek serisini tamamladıklarını bildirdi.

Altunbaş, “Türkiye'de hiç olmayan tungsten fişek çıkardık. Bu sayede 140 metre mesafeye ulaşıp, bu mesafede 2 metre çapında bir metal bulut oluşturup dronları imha edebiliyoruz. Anti dron çözümü olarak 40 mm ağ atan bir mühimmat çıkardık” ifadelerini kullandı.

Fiber Optik Dronlara Karşı Fiziki İmha Çözümü

Elektronik karıştırma sistemlerinin fiber optik kabloyla kontrol edilen dronlara karşı yetersiz kalabildiğini belirten Altunbaş, bu gelişmenin fiziki imha çözümlerinin önemini artırdığını söyledi.

Dronların engellenmesi amacıyla elektronik karıştırma, yanlış sinyal gönderme, GPS yanıltma ve lazer silahları gibi farklı yöntemlerin kullanıldığını hatırlatan Altunbaş, fiber optik kablolu dronların bu yöntemlerden etkilenmeden görevlerini sürdürebildiğini ifade etti.

Bu nedenle doğrudan fiziki imhaya dayalı sistemlerin dünya genelinde öne çıktığını belirten Altunbaş, Drone Kalkanı’nın da muharebe sahasındaki güncel ihtiyaçlar dikkate alınarak geliştirildiğini kaydetti.

Kara ve Deniz Araçlarına Entegre Edilebiliyor

Drone Kalkanı, hafif ve kompakt tasarımı sayesinde kara ve deniz araçlarının yanı sıra sabit tesislere ve insansız kara araçlarına da entegre edilebiliyor.

Sistemin otonom şekilde tehditleri tespit ederek imha edebildiğini belirten Altunbaş, çözümün herhangi bir kişinin veya kumandanın sürekli müdahalesine ihtiyaç duymadan görev yapabildiğini söyledi.

Altunbaş, “Sistem kişiye, kumandaya bağlı değil. Gökyüzünün tamamını tarıyor, tehditleri algılıyor, içinde bulunulan aracı koruyor. Bu sistem tüm askeri araçların üzerine monte edilebiliyor” dedi.

Sistemin yüksek enerji ihtiyacına sahip olmadığını belirten Altunbaş, gemilerde kullanılabileceğini ve kritik tesislerin çevresinde 4x4 araçlarla gerçekleştirilen devriye faaliyetlerine entegre edilebileceğini ifade etti.

Dron Tehdidine Karşı Kritik Süre 6 Saniye

Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş, dron tehdidinin tespit edilerek engellenmesi için çok kısa süre bulunduğuna dikkat çekti.

FPV dronların saatte 180 kilometre hıza ulaşabildiğini, havan mühimmatı taşıdıklarında ise hızlarının saatte 120 kilometre seviyesinde olduğunu belirten Altunbaş, yaklaşan tehdidin görülmesinin ardından ortalama 6 saniyelik müdahale süresi kaldığını söyledi.

Bu nedenle önceden hazır durumda bulunan ve tehdidi algıladığı anda müdahale edebilen sistemlere ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Altunbaş, Drone Kalkanı’nın bu gereksinim doğrultusunda geliştirildiğini belirtti.

İhracat Hedefiyle Tasarlandı

Drone Kalkanı’nın geliştirilmesinde maliyet etkinliğinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu belirten Altunbaş, sistemin farklı fiyat aralıklarındaki askeri araçlara entegre edilebilecek şekilde tasarlandığını söyledi.

Altunbaş, 200 bin dolardan 2 milyon dolara kadar farklı maliyetlerdeki araçlara uygulanabilecek bir çözüm üzerinde çalıştıklarını ve sistemin prototipini hazırladıklarını açıkladı.

Geliştirilen ürünün ilk aşamadan itibaren ihracat hedefiyle tasarlandığı belirtildi.

90’dan fazla ülkeye ihracat yapan Turaç’ın mevcut dağıtım ağı ile NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA) tedarikçiliğinin, yeni sistemin uluslararası pazarlara erişimine katkı sağlaması bekleniyor.

Yıl Bitmeden Seri Üretime Hazır Olacak

Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş, projede beş partnerle birlikte çalıştıklarını ve sistemin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerin devam ettiğini bildirdi.

Drone Kalkanı’nın daha hızlı ve etkin hale getirilmesi için çalışmalar yürüttüklerini belirten Altunbaş, sistemin yıl bitmeden göreve ve seri üretime hazır olacağını açıkladı.

Kaynak: AA