Taşkent, Ferizli’de yaklaşık 179 hektar, Kaynarca’da ise yaklaşık 407 hektarlık alanın Endüstri Bölgesi kapsamına alındığını belirterek, kararın yaklaşık 6 bin dönümlük bir alanı ilgilendirdiğine dikkat çekti.
“Sakaryalılara sorulmadan karar alındı”
Karar öncesinde bölgedeki üreticilerin, ziraat odalarının, yerel yönetimlerin ve meslek örgütlerinin görüşlerinin kamuoyuna açıklanmadığını ifade eden Taşkent, bu ölçekte bir kararın daha katılımcı bir süreçle alınması gerektiğini söyledi.
Taşkent, “Sakarya’nın tarımsal üretimi, su kaynakları, doğal yaşamı ve geleceği açısından böylesine önemli bir kararın Sakaryalılara sorulmadan alınması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Geçmişteki projeleri hatırlattı
Kaynarca’da daha önce Kimya Organize Sanayi Bölgesi girişiminin gündeme geldiğini ve kamuoyunda tepki gördüğünü hatırlatan Taşkent, Ferizli’de planlanan Lojistik OSB’nin de Toprak Koruma Kurulu sürecinde ilerleyemediğini belirtti.
Taşkent, geçmişte farklı gerekçelerle ilerleyemeyen bu projelerin Endüstri Bölgesi statüsü üzerinden yeniden gündeme getirilip getirilmediğinin açıklanması gerektiğini dile getirdi.
Bakanlığa peş peşe sorular
Endüstri Bölgesi ilan edilen toplam 586 hektarlık alanın ne kadarının tarım arazisi niteliğinde olduğunun açıklanmasını isteyen Taşkent, bölgelerde yatırım yapacak şirketler ile faaliyet gösterecek sektörlerin de kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.
Taşkent ayrıca kimya sanayisine yönelik herhangi bir yatırım planının bulunup bulunmadığını, olası çevresel etkilerin araştırılıp araştırılmadığını ve su kaynakları ile hava kalitesi üzerindeki muhtemel sonuçların değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu.
Acarlar Longozu başta olmak üzere bölgedeki doğal varlıkların olası etkilerden nasıl korunacağının da açıklanması gerektiğini vurgulayan Taşkent, “En önemlisi, Sakarya halkından neden görüş alınmamıştır?” diye sordu.
“Sanayiye ve üretime karşı değiliz”
Sanayiye, üretime ve istihdama karşı olmadıklarının altını çizen Taşkent, tarım ile sanayinin birbirinin alternatifi gibi gösterilemeyeceğini söyledi.
Planlı bir ekonomide sanayi alanlarıyla korunacak tarım bölgelerinin kamu yararı gözetilerek belirlenmesi gerektiğini ifade eden Taşkent, “Fabrika başka yere kurulabilir ancak üzerine beton dökülen verimli tarım toprağı geri getirilemez” dedi.
“Bu aynı zamanda demokrasi meselesidir”
Konunun yalnızca çevresel etkiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Taşkent, karar alma sürecine bölge halkının dahil edilmemesini de eleştirdi.
Taşkent, “Bir şehrin geleceğini değiştirecek kararları o şehirde yaşayanlardan, toprağını işleyen çiftçiden, meslek odalarından ve yerel yönetimlerden habersiz alamazsınız” ifadelerini kullandı.
“Yatırımın bedelini kim ödeyecek?”
SATSO’nun kararı yatırım, üretim ve istihdam açısından olumlu karşıladığını hatırlatan Taşkent, yatırımın maliyetini kimin üstleneceği, kazancı kimin elde edeceği ve çiftçinin olası kaybının nasıl telafi edileceği gibi soruların da yanıtlanması gerektiğini söyledi.
Bölgedeki trafik ve nüfus baskısının artabileceğini, tarımsal üretimin ise zarar görebileceğini savunan Taşkent, “Sakarya’nın geleceği birkaç şirketin yatırım planından ibaret değildir” dedi.
Kurumlara şeffaflık çağrısı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili kurumlara çağrıda bulunan Taşkent, endüstri bölgelerine ilişkin planların, yatırımcı profillerinin, arazi vasıflarının, çevresel etki değerlendirmelerinin ve altyapı projelerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Sürecin takipçisi olacaklarını belirten Taşkent, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Toprak yalnızca üzerinde fabrika kurulabilecek bir arsa değildir. Toprak üretimdir, geçimdir, gıda güvencesidir, yaşamdır. Bugün korumadığımız toprağın yarın telafisi yok. Bu topraklar Sakarya’nın geleceğidir ve Sakarya’nın geleceğine Sakaryalılar olmadan karar verilemez.”




