Ziraat Mühendisleri Odası Sakarya İl Temsilcisi Makbule Durmuş, tarım destekleri, sanayi baskısı ve çiftçilerin yaşadığı sorunlara ilişkin Yeni Sakarya Gazetesi’ne önemli değerlendirmelerde bulundu. Aynı zamanda kadın çiftçi olan Durmuş, açıklanan hibe desteklerinin sahadaki gerçeklerle tam olarak örtüşmediğini belirterek, “Tarım arazileri korunmadan kalkınma sürdürülemez” dedi.

“Destekler Yeterli Değil”

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan desteklerin ilk etapta olumlu göründüğünü ancak mevcut haliyle yetersiz kaldığını ifade eden Durmuş, uygulama mekanizmalarının zayıf olduğuna dikkat çekti.

Durmuş, “Çiftçiye yalnızca finansal destek sağlamak yeterli değil. Üretim planlaması, pazar erişimi ve teknik uygulamalar konusunda da yönlendirme yapılmalı. Güçlü ve kapsamlı bir tarımsal danışmanlık sistemi zorunlu hale gelmiştir” diye konuştu.

“Küçük Üretici Geri Planda Kalıyor”

Mevcut destek sisteminde büyük işletmelerin daha avantajlı olduğunu savunan Durmuş, küçük ve orta ölçekli üreticilerin desteklere erişimde zorluk yaşadığını söyledi. Başvuru süreçlerinin karmaşık yapısı ve finansal koşullar nedeniyle küçük çiftçilerin geri planda kaldığını belirten Durmuş, sürdürülebilir tarım politikaları için önceliğin küçük üreticilere verilmesi gerektiğini ifade etti.

Sakarya’da Tarım Arazileri İçin Uyarı

Sakarya gibi verimli tarım arazilerine sahip bölgelerde sanayi baskısının arttığını söyleyen Durmuş, mutlak tarım arazilerinin farklı kullanım amaçlarına açılmasının uzun vadede üretim kapasitesini zayıflatacağını kaydetti.

Durmuş, “Tarıma dayalı sanayi yatırımları, tarımın alternatifi değil tamamlayıcısı olmalıdır. Destekler, tarım arazilerini azaltan değil, üretimi yerinde işleyerek değer kazandıran modeller çerçevesinde planlanmalıdır” dedi.

Kaynarca İçin Dikkat Çeken Mesaj

Kaynarca bölgesinde planlama aşamasında olduğu belirtilen sanayi yatırımlarına da değinen Durmuş, kimya sanayi yerine tarım ve hayvancılığa dayalı yatırımların öncelikli olması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın hem çevresel hem de ekonomik açıdan daha sürdürülebilir olacağını vurgulayan Durmuş, bölgesel planlamanın yeniden ele alınması çağrısında bulundu.

“Çiftçi Bilgiye Ulaşamıyor”

Çiftçilerin desteklerden yararlanırken bilgiye erişim ve bürokrasi engeliyle karşı karşıya kaldığını belirten Durmuş, sahada aktif çalışan danışmanlık sisteminin kurulması gerektiğini ifade etti. “Çiftçilerin önemli bir kısmı hangi destekten nasıl yararlanacağını bilmiyor. Başvuru süreçlerinde teknik destek alamıyor. Bu da desteklerin etkinliğini azaltıyor” dedi.

“Maliyet Krizi Üretimi Tehdit Ediyor”

Artan mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik maliyetlerinin üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten Durmuş, mevcut desteklerin bu tablo karşısında yetersiz kaldığını söyledi. Durmuş, yaşanan maliyet krizinin yalnızca çiftçiyi değil, Türkiye’nin gıda güvencesini de tehdit ettiğini dile getirdi.

“Tarım Stratejik Bir Sektördür”

Çiftçilerin en büyük beklentisinin yalnızca mali destek olmadığını ifade eden Durmuş, gelir güvencesi ve çiftçiliğin yeniden saygın bir meslek haline getirilmesi gerektiğini belirtti.

Durmuş açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Tarım yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, stratejik bir sektördür. Alınacak her karar uzun vadeli ve bilimsel temellere dayanmalıdır. Tarım arazileri korunmadan kalkınma sürdürülemez.”

Foto: Gülten Işık Kuzgun

Muhabir: Şevval GEÇİN