Son yıllarda dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de su kaynaklarının azalması ve kuraklık riski giderek daha fazla gündeme geliyor. Uzmanlar, iklim değişikliği, nüfus artışı ve yanlış su yönetimi gibi faktörlerin su krizini hızlandırabileceğini belirtiyor.

Türkiye “su stresi yaşayan ülkeler” arasında

Uzmanlara göre Türkiye uzun yıllardır “su stresi yaşayan ülkeler” kategorisinde bulunuyor. Bu durum, kişi başına düşen su miktarının giderek azalması anlamına geliyor.

Araştırmalara göre Türkiye’de kişi başına düşen yıllık su miktarının 2050 yılına kadar yaklaşık 1.069 metreküpe düşebileceği tahmin ediliyor. Bu seviyeler su kıtlığı sınırına oldukça yakın kabul ediliyor.

Kuraklık ve iklim değişikliği etkisi

Son yıllarda Türkiye’de yağış miktarında ciddi düşüşler yaşandığı belirtiliyor. 2025 yılı bazı bölgelerde son 50 yılın en kurak dönemlerinden biri olarak değerlendirildi.

Uzmanlar iklim değişikliğinin su döngüsünü bozduğunu ve yağışların düzensiz hale geldiğini vurguluyor.

Uzmanlardan uyarı

Hidropolitikalar Derneği Başkanı Dursun Yıldız su krizinin yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“İklim değişikliği su krizine katkı sağlıyor ancak belirleyici faktör su yönetimidir.”

Uzmanlar su kaynaklarının korunması ve tasarrufun artırılması gerektiğini vurguluyor.

Türkiye’de bazı bölgelerde su kesintileri

Kuraklık nedeniyle bazı bölgelerde barajların kuruması ve su seviyelerinin kritik seviyelere düşmesi dikkat çekiyor. Örneğin Tekirdağ’da bir barajın tamamen kuruduğu ve bazı bölgelerde su kesintileri yaşandığı bildirildi.

Tarım ve şehir yaşamı risk altında

Su kıtlığının en fazla etkileyebileceği alanlar arasında:

  • tarımsal üretim

  • içme suyu kaynakları

  • enerji üretimi

  • ekosistemler

yer alıyor. Uzmanlar su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde yönetilmemesi durumunda ekonomik ve çevresel sorunların büyüyebileceğini belirtiyor.

Muhabir: Haber Merkezi