Yaşanan bu artış bölgede memnuniyet oluştururken, uzmanlar seviyenin hâlâ kritik eşik altında olduğuna dikkat çekerek uyarılarda bulundu.

“Olumlu bir gidişatı göstermiyor”

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, göldeki yükselişin yanıltıcı olmaması gerektiğini belirtti. Gölün dengede kalabilmesi için su seviyesinin 30 kodunun üzerine çıkması gerektiğini ifade eden Yiğit, mevcut durumun riskli olduğunu vurguladı.

Yiğit, “Şu anda kritik seviyenin altındayız. Yağışlı dönemde olmamıza rağmen bu seviyedeysek, sıcaklıkların artması ve buharlaşmanın başlamasıyla su seviyesinin daha da düşeceğini öngörebiliriz. Bu tablo, olumlu bir gidişata işaret etmiyor” dedi.

Su çekimi uyarısı: “Minimuma indirilmeli”

Gölden yapılan su çekimlerinin acilen kontrol altına alınması gerektiğini belirten Yiğit, özellikle sanayi, turizm ve şişeleme tesislerinin kullandığı suya dikkat çekti.

Yiğit, “Belediyelerin insani ihtiyaçlar için kullandığı su ayrı tutulmalı. Ancak sanayi, turizm ve diğer alanlardaki su çekimleri mutlaka sınırlandırılmalı. Gölün kendini yenileyebilmesi için su çekiminin minimum seviyeye indirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ekosistem için büyük risk

Su seviyesindeki düşüşün sadece içme suyu değil, ekosistem açısından da ciddi tehdit oluşturduğunu belirten Yiğit, oksijen seviyesindeki azalmanın göldeki canlı yaşamını doğrudan etkileyeceğini söyledi.

Yiğit, “Su seviyesinin azalması oksijenin de azalması demektir. Bu durum göldeki tüm canlıların zarar görmesine ve ekosistemin dengesinin bozulmasına yol açar” şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA