Yeni Sakarya Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan Bostancı, iyileşmenin yaşananları inkâr etmek değil, onları hayat hikâyesinin bir parçası olarak kabul edebilmekle mümkün olduğunu ifade etti.

KİNTSUGİ: KIRIKLARI GİZLEMEK DEĞİL, GÖRÜNÜR KILMAK

Bostancı, Japon kökenli Kintsugi sanatının kırılan seramiklerin altınla onarılmasına dayandığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Kintsugi, kusurları gizlemek yerine çatlakları altınla görünür kılar. Bu anlayış, kırılmış olmanın bir eksiklik değil, yaşanmışlık ve dönüşümün göstergesi olduğunu anlatır.”

“İNSAN EN ÇOK KIRILDIĞI YERDE KENDİNİ TANIR”

İnsanın yaşam boyunca kayıplar, travmalar ve hayal kırıklıkları yaşayabileceğini söyleyen Bostancı, iyileşmenin eski hâle dönmek olmadığını vurguladı:

“Bazen iyileşmek, hiçbir şey olmamış gibi davranmak değil; yaşananları kabul ederek yeniden kendini inşa edebilmektir.”

KIRILGANLIK, ZAYIFLIK DEĞİL GÜÇTÜR

Kırılmaların bastırılmaması gerektiğini ifade eden Bostancı, acıların doğru anlamlandırıldığında kişisel farkındalığı artırdığını belirtti:

“Bu izler, hayatta kalmanın, direnmenin ve dönüşebilmenin göstergesi olabilir. İnsan en çok kırıldığı yerde kendini, sınırlarını ve ihtiyaçlarını keşfeder.”

İYİLEŞME ZAMAN İSTER

İyileşme sürecinin sabır gerektirdiğini vurgulayan Bostancı, sürecin doğrusal ilerlemediğine dikkat çekti:

“Bazen kişi yeniden zorlanabilir, bu geriye gidiş değildir. Gerçek dönüşüm, kendine şefkat göstererek ve sürece zaman tanıyarak gerçekleşir.”

Bostancı, Kintsugi’nin en önemli mesajının ise şu olduğunu söyledi:

“Kırılmış olmak, değersiz olmak değildir. Asıl güç, kırıklarla birlikte yeniden ve daha sağlam şekilde ayağa kalkabilmektir.”

Fotoğraf: Gülten Kuzgun

Muhabir: Şevval Geçin