Konuyla ilgili olarak Yeminli Mali Müşavir ve Ekonomist Muhammet Bayram, milliyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Merkez Bankası geçtiğimiz hafta politika faizini şahin bir artışla yüzde 40’a çıkardı. Burada yüzde 40’lık seviye, bankaların Merkez Bankası’na borçlandığı tutarı ifade ediyor. Bankaların piyasadan borçlandığı oranlar, şu anki faiz oranlarıyla tam anlamıyla karşılanamıyor.

Bankalar, piyasadan borç vererek kredi sağlamış oluyor; borç alarak ise mevduat topluyor. Mevduatlar şu anda yüzde 50’lere kadar çıkmış durumda. Ancak bankaların kar etmesi için kredi faizlerini bu seviyelerin üzerine çekmesi gerekiyor. En yüksek faiz oranı şu anda yüzde 50’ler civarında seyrediyor.

‘MEVDUAT SAHİPLERİ AYLIK 50 BİN TL KAZANÇ SAĞLIYOR’ Faiz artışı öncesi, 1 milyon TL mevduatı olan bir kişi 32 günde yaklaşık 45 bin TL civarında aylık kazanç elde ediyordu. Ancak şu an 1 milyon TL mevduatı olanlar, 32 gün vadeli mevduat hesaplarından 50 bin TL’ye kadar getiri sağlayabiliyorlar. Bu durum, yatırım yapma eğilimini azaltarak, bireylerin tasarruf eğilimini artırıyor. Kişiler, paralarını ev veya araba gibi uzun vadeli yatırımlar yerine mevduatta tutma eğilimine giriyorlar.

‘GECİKME FAİZİ VE NAKİT ÇEKİM AVANSINDA FAİZLER DEĞİŞMEDİ’

Merkez Bankası'nın son toplantı metninde, parasal sıkılaşmanın sonuna doğru gelindiği ifade edildi. Ancak faiz artışlarının tamamen sona erdiği belirtilmedi. Merkez Bankası, üye iş yerlerinin pos cihazlarının faiz oranlarını aralık ayında sabit tutacağını, kredi kartı gecikme faizleri ve nakit çekim avanslarında faiz oranlarının sabit kalacağını açıkladı.

Bu gelişmeler, finansal piyasalarda ve yatırımcıların portföylerinde önemli etkiler yaratıyor. Özellikle faiz oranlarındaki değişiklikler, bireylerin ve şirketlerin ekonomik tercihlerini etkileyebilir. Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası'nın alacağı kararlar ve ekonomik göstergeler, finansal piyasalarda beklenen hareketliliği belirleyecektir.”

Editör: Şevval Geçin