Ferizli ve Kaynarca'da bulunan toplam 585,96 hektarlık arazinin Cumhurbaşkanı kararıyla “Endüstri Bölgesi” olarak ilan edilmesi, kentte faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları (STK) ile meslek odalarını harekete geçirdi. Sakarya’daki STK’lar, alınan bu kararın en kısa sürede iptal edilmesini talep etti. Konuya ilişkin STK temsilcileri ve meslek odaları, İnşaat Mühendisleri Odası binasında bir araya geldi. Divan kurulunun oluşturulmasının ardından konu hakkında değerlendirmeler yapıldı. Toplantının divan başkanlığını ise Sakarya Ziraat Odaları Birliği Başkanı Ali Şener Bayraktar üstlendi.

KİMLER KATILDI
Toplantıya; Sakarya Ziraat Odaları Birliği Başkanı Ali Şener Bayraktar, TÜRK-İŞ Sakarya İl Temsilcisi ve Demiryol-İş Sakarya Başkanı Cemal Yaman, Sakarya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sezai Matur, Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Dijital Medya Meclis Başkanı Güven Hasbaş, SESOB Başkanı Muzaffer Kabacan, Sakarya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Volkan Toker, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Semih Uçar, Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri ve çok sayıda meslek odası katıldı.

"YER VE İSİM DEĞİŞTİRDİLER"
Daha önce karşı çıkılan organize sanayi bölgelerini örnek vererek konuşmasına başlayan Sakarya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Şener Bayraktar, "Şuan Kaynarca ve Ferizli bölesine doğru kaydırılan bir organize sanayi bölgesi oluşturma çabası var. Bunun arkasında da daha önce şehrin tepkisiyle karşılaştıkça yer ve isim değiştirerek ve kendilerini kamufle ederek planlamaya çalışan profesyonel bir ekip var." ifadelerini kullandı.

SAHİPSİZ DEĞİL
Bayraktar, "Kararın ortaya çıkmasının ardından bu şehrin sahibi olduğuna inanan bu şehri seven insanlar karşı olduklarını ve Sakarya'nın sahipsiz olmadığını ortaya koydular bu konuda çok teşekkür ediyorum. Bu şehir sahipsiz kalırsa sonuçlarına hepimiz katlanmak zorunda kalırız. Rant peşinde koşan pervasızlara bu şehrin sahipsiz olmadığını göstereceğiz inşallah." dedi.

"EYLEM PLANI HAZIRLANMALI"
Konu hakkında bir eylem planı hazırlanması gerektiğini söyleyen Bayraktar, "Bizler şehrimize sahip çıkmak için bir araya geldik, benim ricam hepimiz değişik siyasi görüşleri, dünya görüşleri olan insanlarız ve farklı amaçların sivil savunucusu durumundayız. Burada şehre zarar verecek bir kararı geri çevirmek için bulunuyoruz. Bu konuda bir eylem planı hazırlanması gerektiğini düşüyorum. Adım adım bu kararı geri döndürmek için yapılması gerekenleri yapalım. Amacımınız, tepkimizi bu kararı veren Sayın Cumhurbaşkanına iletmek. Eylem planımızı harekete geçirelim ve kararın geri çevrilmesi için Cumhurbaşkanlığı makamına iletelim." dedi.

TEPKİLER BÜYÜDÜ
Sakarya kamuoyunda, kurulmak istenen organize sanayi bölgesine karşı ciddi bir tepki oluştuğunu ve yapılan toplantının amacının ortaya gür bir sesle tepki koymak olduğunu söyleyen Sakarya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sezai Matur, "Birileri gelecek bu tarım alanlarına fabrikalarını kuracaklar ve İstanbul'da hayatlarına devam edecekler. Bu duruma karşı bir şey yapmamız gerekiyor." dedi.

"GEREKLİ YERLER ZİYARET EDİLMELİ"
Bundan sonraki süreç için yapılması gerenler konusunda önerilerinin olduğunu belirten Matur, "Bu konuda bir komisyon kurulması gerektiğini düşünüyorum. Bir rapor hazırlanıp Valiliği, Büyükşehiri, parti ayırmaksızın partileri ziyaret edelim. Benim bu şehirden başka gidecek bir yerim yok, bu toprakların kirletilmesini istemiyorum. Biz bu şehri çocuklarımıza, torunlarımıza taşımak zorundayız. Bundan sonra Sakaryada yeni bir fabrika kurulmasının bile doğru bilmiyorum. Dünyadaki en verimli topraklardan biri olan Sakarya sanayiye heba edilemez. Sayın Cumhurbaşkanının Sakarya'yı sevdiğini biliyoruz ve konu doğru bir şekilde anlatıldığında karardan vazgeçileceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"BİRKAÇ KİŞİ BUNU YÜRÜTÜYOR"
Sakarya'nın geleceğine ilişkin kararların şehir dinamiklerinin görüşü alınmadan alınmasını eleştiren Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Dijital Medya Meclis Başkanı Güven Hasbaş, Kentte alınan kararların belirli kişilerin girişimleriyle şehir halkının görüşü dışında yürütüldüğünü üzülerek görüyoruz. Bugün bize yapılan şu; üç-beş, sekiz-on, her neyse, para babası birtakım kişilere ulaşıp arkamızdan bu işi yürütüyor. Benim canımı en çok yakan burası” ifadelerini kullandı.

"MİLLET İSTEMİYOR"
Tarım arazilerinin korunması gerektiğini vurgulayan Hasbaş, “Elbette ki tarım arazilerimizi koruyup toprakta üretim yapılmasını savunuyorum ama daha kötüsü şu: O kadar aciz bir şehirmişiz gibi oluşturulan bu imajdan artık nefret ediyorum. Buradaki Kaynarca halkı, Ferizli halkı, ‘Bu bölgelerde kimya olmasın. Havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletmeyin’ dedi. Millete rağmen icraat yapılmayacağını söyleyen partinin genel başkanı, aynı zamandaCumhurbaşkanımız, bu karara bu kadar rahat imza attı. Demek ki biz bu kadar kıymet verilmeyen bir toplulukmuşuz gibi bir imaj da ortaya çıkıyor. Karar resmi gazetede yayınladıktan sonra, kararı ilk savunan iktidar partisinin il başkanı oldu. Methiyeler düzdüler. Hangi fabrika gelecek? Kimya mı gelecek? Ne olacağı belli değil. Hiçbir şey bilmiyoruz, hiçbir şey şeffaf değil” dedi.

"UMUTSUZLUĞA KAPILMAYALIM"
Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, "Uzun yıllardır bu şehrin topraklarının korunması için elimden geleni söylemeye çalışıyorum. Bugüne kadar halka rağmen bir şey yapılmadı yine yapılamaz demiyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün sözünü unutmayalım. 'Umutsuz durumlar yoktur umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir durumda umutsuz olmadım.' dedi.

ARAZİLER YOK OLDU
Yiğit, "Her şehrin çevre düzeni planları yıllar önce hazırlandı ve orman alanında sanayi yapacağım diyemezsiniz çünkü her çevre düzeni planı temel esastır. Buranın sahipleri dediğimiz burada yaşayanlara da anlatmalıyız bu kararı çünkü her yeri imara açmak toprak açısından son derece zararlı. Verimli tarım arazileri neredeyse son 5 yıldır yok oldu." ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: Yüzde 37’de sabit kaldı
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: Yüzde 37’de sabit kaldı
İçeriği Görüntüle

DEĞİŞTİRİLEMEZ DEĞİL
"Arazi kullanımı önemlidir ama doğru arazi kullanımı" diye vurgulayan Yiğit, "Arazi kullanımı her alanda her yerde her sektör için son derece önemlidir ama doğru arazi kullanımı. Elbette sanayi gelişebilir ama doğru yer seçimi ile gelişmesi gerekiyor. Unutmayalım hiçbir şey değiştirilemez değildir." dedi.

VATANDAŞLARI ZEHİRLEYECEK
Organize sanayi gölgesinin vereceği zararı verilerle açıklayan Sakarya Veteriner Hekimler Odası Başkanı Volkan Toker, "Ferizli ve Kaynarca'da mevcutta 35 bin büyükbaş, 16 bin küçükbaş hayvan var. Bu sayılar geçen yıllarda 100 binin üstündeyken şimdi bu sayılara düştü. 11 milyon hayvan kapasiteli iki ilçede yıllık 40-50 milyon tavuk kesilerek sofralara geliyor. Yani organize sanayi bölgesi yapılması demek sofralarında yemek yiyen halkı zehirlemek demek. Türkiye'nin her şehrinde çeşitli sofralarda vatandaşları zehirlemek demek." dedi.

SADECE İSİMLER DEĞİŞİYOR
Sakarya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Semih Uçar, "Türkiye genelinde ve Sakarya özelinde verimli tarım havzalarının, meraların ve su kaynaklarının "sanayi alanı", "özel endüstri bölgesi" veya "organize sanayi bölgesi (OSB)" adı altında yapılaşmaya açılması; bilimsel, hukuki ve ekolojik ilkeleri hiçe sayan bir boyuta ulaşmıştır. Yıllardır Sakarya’nın kuzeyinde sürdürülen yanlış sanayileşme politikalarının yeni bir aşamasına tanıklık ediyoruz. Daha önce Kaynarca Taşoluk ve Okçular bölgesinde gündeme gelen Karma/Kimya OSB projesi, 5403 sayılı Kanun kapsamında uygun görülmeyerek reddedilmişken; 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararları ile Ferizli’de 179,22 hektar, Kaynarca’da 406,74 hektar olmak üzere toplam 585,96 hektarlık (yaklaşık 5.860 dönüm) alan "Endüstri Bölgesi" ilan edilmiştir" dedi.

"HER BOŞ ARAZİYE FABRİKA KURULAMAZ"
Uçar, "Biz bu karara açıkça ve güçlü bir şekilde karşıyız. Sakarya’nın kuzeyinde yıllardır tartışılan sanayileşme politikalarının yeni bir aşamasına tanıklık ediyoruz.Daha önce Kaynarca Taşoluk ve Okçular bölgesinde gündeme gelen Kimya-Karma OSB girişimine karşı üreticilerimizle, yerel yönetimlerle, meslek örgütleriyle ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte mücadele ettik. Bu mücadelede temel itirazımız hiçbir zaman “sanayi olmasın” değil, tarım topraklarının, su kaynaklarının, doğal yaşam alanlarının ve insanların yaşam alanlarının sanayi baskısı altına sokulmasınadır. Nitekim daha önce aynı bölgede yaklaşık 5.490 dönümlük tarım arazisini ilgilendiren OSB girişiminin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında uygun görülmediği kamuoyuna yansımıştı. Ancak bugün karşımızda çok daha büyük bir tablo bulunmaktadır. Bu topraklar yalnızca bugünün yatırım alanları değil, çiftçinin üretim yaptığı, buğdayın, mısırın, fındığın yetiştiği; suyu, toprağı ve ekosistemiyle Sakarya’nın tarımsal geleceğini taşıyan alanlardır. Tarım toprağını bir kez kaybettiğinizde geri getiremezsiniz. Bir fabrika başka bir yere taşınabilir. Bir sanayi parseli yeniden planlanabilir. Ancak verimli tarım toprağı yok edildiğinde yeniden üretilemez. Üstelik konu yalnızca Kaynarca ve Ferizli’nin meselesi de değil, Sakarya’nın kuzeyinde yapılacak yanlış bir sanayi planlamasının; su kaynakları, tarımsal üretim, hava kalitesi, ekolojik denge ve bölgedeki yerleşim alanları üzerinde yaratacağı etkiler tüm şehri ilgilendirmektedir. Sakarya’nın istihdama, üretime ve teknolojiye ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Ancak sanayileşme politikası; “nerede boş arazi varsa oraya fabrika kuralım” anlayışıyla yürütülemez" dedi.

"GELECEĞİMİZ KAYBOLMASIN"
Semih Uçar, "Sanayi planlaması yapılırken; tarım topraklarının niteliği, su kaynakları ve çevresel taşıma kapasitesi, ulaşım altyapısı, yerleşim alanları, gıda güvenliği, iklim değişikliği ve bölgenin uzun vadeli tarımsal potansiyeli bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Sakarya, İstanbul ve Kocaeli’nin sanayi baskısının yönlendirileceği bir alan olarak görülmemelidir. Biz Sakarya’nın tarım kenti kimliğinin, kısa vadeli yatırım beklentilerine feda edilmesine karşıyız. Bugün 5.860 dönümden söz ediyoruz. Yarın çok daha büyük alanların aynı yöntemle sanayiye açılmasının önünü açacak bir anlayışın yerleşmesinden endişe ediyoruz. Bu toprakların mücadelesini dün nasıl verdiysek bugün de vermeye devam edeceğiz, bu konuda oldukça netiz! Üreticimizin toprağını, Sakarya’nın suyunu ve çocuklarımızın geleceğini savunmaktan geri adım atmayacağız. Sakarya’nın toprağı rant alanı değil, üretim alanıdır. Tarım toprağı betonlaştığında yalnızca bir tarla değil, geleceğimiz kaybolur" şeklinde konuştu.

KOMİSYON OLUŞTU
Konuşmaların ardından yapılacak çalışmalarla ilgili komisyon seçildi. Komisyon da;Sakarya Ziraat Odaları Birliği Başkanı Ali Şener Bayraktar, Sakarya Gazeteciler Birliği Başkanı Sezai Matur, Sakarya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Semih Uçar, Ziraat Mühendisi Makbule Durmuş, Kaynarca Ziraat Odası Başkanı İbrahim Çakar ve Sakarya Muhtar Odası Başkanı Erdal Erdem seçildi. Komisyon yarın itibariyle çalışmalara başlayacak.

Muhabir: Destina Özdoğan