Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Böbrek Nakil Merkezi, her geçen yıl sayısını artırarak onlarca vatandaşa umut oluyor. 2019 yılında kurulan merkez, bugüne kadar yüzlerce hayat kurtardı. Merkez üyelerinden Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Emrah Akın, çalışmalara ilişkin yenisakarya.com’a özel açıklamalarda bulundu. Merkezin kurulduğu günden bu yana 300’ün üzerinde hastaya nakil yapıldığını söyleyen Akın, sadece 2025 yılında 61 böbrek naklinin gerçekleştirildiğini ifade etti.
İYİLİK HAREKETİ
Organ nakli ve bağışından bahsederken yalnızca tıbbi bir uygulamadan söz edilmediğini vurgulayan Doç. Dr. Akın, naklin ya da bağışın insan hayatına dokunan, umut veren ve yaşamı yeniden mümkün kılan bir iyilik hareketi olduğunu belirtti. Akın, “Organ naklini modern tıbbın en büyük başarılarından biri olarak değerlendirmek gerekir. Ancak bu başarı yalnızca ameliyathanelerde yapılan işlemlerle sınırlı değildir, organ nakli toplumun vicdanı, dayanışma kültürü ve bireysel sorumluluk bilinciyle anlam kazanır.” dedi.
“HEPİMİZ ADAYIZ”
Böbrek yetmezliği oranlarının giderek arttığını belirten Akın, “Organ nakli dediğimizde, bir insanın başka bir insana verebileceği en kıymetli hediyeden: yeni bir yaşam hakkı, ikinci bir hayattan söz ediyoruz. Özellikle böbrek yetmezliği, son yıllarda giderek artan bir sıklıkla karşımıza çıkıyor. Hepimiz, ne yazık ki, ilerleyen yaşamımızda kronik böbrek yetmezliği hastası olabiliriz. Tedavi edilmediğinde hayati risk oluşturan bu hastalık, insanların yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürüyor.” diye konuştu.
DİYALİZ MERKEZLERİ
Binlerce insanın haftanın birçok gününü diyaliz merkezlerinde geçirmek zorunda kaldığını ifade eden Emrah Akın, “Bu durum, onları işlerinden, ailelerinden ve sosyal yaşamlarından uzaklaştırıyor. Oysa böbrek nakli, bu hastalar için yalnızca bir tedavi değil; daha uzun, daha kaliteli ve daha üretken bir yaşamın kapısını aralayan çok güçlü bir seçenektir. Nakil sonrası hastalar diyalize bağımlı olmadan günlük yaşamlarına dönebiliyor, aileleriyle ve toplumla yeniden bütünleşebiliyor.” şeklinde konuştu.
600 HASTA NAKİL BEKLİYOR
Organ bağışının, sanılanın aksine yalnızca tek bir kişiyi değil, zincirleme şekilde birçok hayatı etkileyen bir iyilik hareketi olduğuna dikkat çeken Akın, bir bağışçının bir hastaya yaşam verirken, bir aileye umut, topluma ise dayanışma ve merhamet örneği sunduğunu vurguladı. Akın, “Şu anda böbrek nakli merkezimize kayıtlı yaklaşık 600 hasta var. Ancak ilimiz genelinde bunun yaklaşık üç katı kadar, yani bin 800 civarında böbrek yetmezliği hastası olduğunu tahmin ediyoruz. Bunların en az bininin organ nakli için başvurması gerekiyor. İnsanların organ nakli merkezlerine başvurup kayıt yaptırmaları çok önemli. Çünkü gerek canlıdan gerek kadavradan yapılacak nakiller için hastaların kayıtlarının sistemde bulunması gerekiyor.” dedi.
YILLIK ORTALAMA 50 NAKİL
Organ Nakli Merkezi’nin 6 yıldır aktif olduğunu ve bugüne kadar 300’ün üzerinde nakil gerçekleştirildiğini kaydeden Akın, yıllık ise ortalama 50 civarında böbrek nakli yapıldığını belirtti. Doç. Dr. Emrah Akın, “Sadece 2025 yılında 61 böbrek nakli gerçekleştirdik. Merkezimizin belirli bir hedefi ve prensibleri var. Yatak kapasitesi, yoğun bakım imkânları, iş yükü ve hasta sayısı doğrultusunda planlı şekilde ilerliyoruz. Bu doğrultuda belirli bir düzeyde ve güvenli biçimde nakillerimizi sürdürüyoruz.” dedi.
CANLI BAĞIŞ
İki tür bağış şekli olduğunu söyleyen Akın, “Birincisi canlıdan bağış. Burada bir kişi, sevdiklerinden birine ya da etik ve yasal çerçevede başka bir hastaya sağlıklı bir yaşam armağan edebiliyor. Canlı bağışçılar detaylı değerlendirmelerden geçiriliyor. Uygun bulunan kişilerden, böbrek yetmezliği olan hastaya nakil yapılabiliyor. Zaten nakillerin yaklaşık yüzde 90’ı canlıdan bağış yoluyla gerçekleştiriliyor.”
KADAVRADAN NAKİL
“İkinci yöntem ise kadavradan nakil. Bu daha nadir uygulanıyor ve tamamen etik kurallar, yasal düzenlemeler ve tıbbi gerekçeler doğrultusunda, son derece şeffaf bir şekilde yürütülüyor. Beyin ölümü gerçekleşen hastalar, beyin ölümü kurulu tarafından değerlendiriliyor. Yakınlarının onayı alınması hâlinde organ nakil donörü adayı bu hastalar başka hayatlara umut oluyor. Kadavradan bağışın artabilmesi için insanların sağlıklıyken organ bağışçısı olmaları çok önemli.”

ZORUNLU DEĞİL TERCİH
“Artık e-Devlet üzerinden de organ bağışı yapılabiliyor. Bu bağış, kişinin organlarının hemen alınacağı anlamına gelmiyor. Yalnızca beyin ölümü gerçekleştiğinde ve tüm tıbbi koşullar sağlandığında organ bağışı gündeme geliyor. Son aşamada da yine birinci derece yakınların onayı alınıyor.
Bu nedenle sağlıklı bireylerin organ bağışçısı olmasının önünde hiçbir engel yok. Dünyada ve ülkemizde pek çok dini otorite de organ bağışını insan hayatını kurtarmaya yönelik bir sadaka ve iyilik hareketi olarak değerlendiriyor. Bunun bir zorunluluk değil, bilinçli bir tercih; insani bir sorumluluk ve toplumsal dayanışma göstergesi olduğunu özellikle vurgulamak isterim.” ifadelerini kullandı.
“UMUDU PAYLAŞALIM”
“Hepimiz bir gün organ nakline ihtiyaç duyan tarafta olabiliriz” diyen Emrah Akın son olarak şunları söyledi; “Toplumun her bireyinin bu konuda desteği büyük önem taşıyor. Bu nedenle insanların sağlıklıyken, en azından organ nakil bağışçısı olmalarını istiyoruz. Unutmamak gerekir ki, hepimiz bir gün organ nakline ihtiyaç duyan tarafta olabiliriz. Bugün vereceğimiz bir karar, yarın bir başkasının hayata tutunmasını sağlayabilir. Organ bağışı, ölümden sonra da hayat vermenin mümkün olduğunu gösteren en güçlü insani davranışlardan biridir. Yaşamı çoğaltalım, umudu paylaşalım. Gelin, organ bağışıyla hayata dokunalım.”





