Kayseri Ticaret Odası (KTO) öncülüğünde düzenlenen toplantıda, Kayseri pastırması ve Kayseri sucuğunun marka değerini tehdit eden sahtecilik, haksız rekabet ve kalite sorunları masaya yatırıldı. Toplantıya KTO Başkanı Ömer Gülsoy başta olmak üzere sektörün tüm paydaşları yoğun katılım gösterirken, coğrafi işaretli ürünlerin korunması konusunda net ve sert mesajlar verildi.

Toplantıya; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Başkan Yardımcısı Hacı Bekir Kuzucu, Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Mercan, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, Gıda Mühendisleri Odası Kayseri İl Temsilcisi Ergün Türkarslan, 7. ve 8. Meslek Komitesi üyeleri ile çok sayıda pastırma ve sucuk üreticisi ile perakendeci katıldı.

“Kayseri’nin Adı Dünyadaki İmzamızdır”

Toplantının açılış konuşmasını yapan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri pastırması ve sucuğunun yalnızca bir gıda ürünü değil, şehrin dünyaya atılmış imzası olduğunu vurguladı. Sahadan gelen şikâyetlerin ciddi boyutlara ulaştığını belirten Gülsoy, bazı kötü niyetli kişi ve firmaların üreticilerin etiketlerini birebir kopyalayarak sahte ürünleri piyasaya sürdüğüne dikkat çekti.

“Başka illerden getirilen ürünlerin ‘Kayseri Pastırması’ adıyla satılması kabul edilemez” diyen Gülsoy, “Marka taklidi yapmak emeğe çökmektir. Coğrafi işaret bizim tapumuzdur. Bu imajı zedeleyen her girişimin sonuna kadar takipçisi olacağız. Kimse Kayseri’nin adını kullanarak niteliksiz ürün pazarlamaya kalkmasın” ifadelerini kullandı.

“Vebal Altındasınız, Otokontrol Şart”

Sektöre güçlü bir otokontrol çağrısı yapan Gülsoy, esnafın birbirini denetlemesi gerektiğini belirterek, “Şehir dışından gelen misafirlere sahte lezzetler tattırmak günahtır, vebaldir. Gerekirse mahalle baskısı yapılmalı. Kendi ürünümüze sahip çıkmazsak bu marka kan kaybetmeye devam eder” dedi.

Aras: “Kasap Sucuğu Diye Bir Şey Yok”

Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras ise sektörün en büyük sorunlarından birinin “kasap sucuğu” adı altında yapılan kontrolsüz üretim olduğunu söyledi. Aras, “Kasap sucuğu diye bir sucuk yok. Ne olduğu belirsiz etlerle yapılan bu üretim piyasayı bozuyor. Dışarıdan ucuz ürün getirip Kayseri imajını zedeleyenler var. İşini doğru yapmayan batıp gitmelidir” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“Kalitesiz Ürünle Kimse Uzun Vadede Kazanamaz”

Toplantıda söz alan üretici ve perakendeciler, haksız rekabet, kalite kaybı ve dijital ortamda artan ürün kirliliğine dikkat çekti. Kaliteden ödün vermenin “bindiğimiz dalı kesmek” anlamına geldiğini ifade eden sektör temsilcileri, kalitesiz ürün satan işletmelerin yalnızca kendilerine değil, tüm şehrin emeğine zarar verdiğini vurguladı.

Bazı kasapların yetki sınırlarını aşarak büyük ölçekli satışlar yapmasının pazar dengesini bozduğunu dile getiren katılımcılar, bu durumun profesyonel üreticiyi mağdur ettiğini belirtti. “Kasaplar neredeyse üreticiden fazla satış yapar hale geldi. Bu haksız rekabetin önüne geçilmeli” çağrısı yapıldı.

“Yerli Üretim Logosu” Önerisi

Tüketicinin doğru ürünü kolayca ayırt edebilmesi için somut bir öneri de gündeme geldi. Sektör temsilcileri, yalnızca Kayseri’de ve coğrafi işaret standartlarına uygun üretim yapan işletmelere verilecek özel bir ‘Yerli Üretim Logosu’ oluşturulmasını talep etti. Bu logonun hem güveni artıracağı hem de dışarıdan gelen ucuz ve niteliksiz ürünlerin ayrıştırılmasını sağlayacağı ifade edildi.

KTO’dan Kararlılık Mesajı

Toplantının sonunda Kayseri Ticaret Odası, haksız rekabetle mücadelede kararlılık vurgusu yaptı. Denetimlerin sıkılaştırılacağı, dijital takip sistemlerinin daha etkin kullanılacağı ve ilgili kurumlarla iş birliğinin artırılacağı belirtilerek, Kayseri pastırması ve sucuğunun itibarını korumak için her türlü adımın atılacağı kamuoyuna duyuruldu.

Sektör temsilcileri ise ortak bir mesajla toplantıyı noktaladı:
“Kayseri’nin mirasını korumanın yolu; dürüst üretimden, katma değerli ticaretten ve kendi ürünümüze sahip çıkmaktan geçiyor.”

Kaynak: RSS