Uzman Dr. Cihan Kolip, yer bilimcilerin önümüzdeki on yıl içerisinde Kuzey Anadolu Fay hattında 7 ve üzeri büyüklükte deprem olasılığını yüzde 90’ın üzerinde gördüğünü belirterek, tarihsel verilere dikkat çekti.
1489, 1509 (Küçük Kıyamet) ve 1766 İstanbul depremlerini hatırlatan Kolip, büyük İstanbul depremlerinin yaklaşık 250 yıllık periyotlarla gerçekleştiğini ifade etti. 1766’dan bu yana geçen sürenin kritik eşikte olduğunu savunan Kolip, “Bu tablo, Marmara’daki deprem riskini bir milli güvenlik meselesi haline getirmektedir” dedi.
Marmara Ekonominin Yüzde 70’ini Taşıyor
Kolip, İstanbul merkezli Marmara Bölgesi’nin;
-
Milli gelirin yüzde 47’sini
-
Sanayi istihdamının yüzde 50’sini
-
Toplam ihracatın yüzde 68’ini
-
Toplam ithalatın yüzde 71’ini
karşıladığını belirterek, olası büyük bir depremin ekonomik sonuçlarının yıkıcı olacağını söyledi.
“Sanayi Anadolu’ya Dağıtılmalı”
Uzman Dr. Kolip, sanayi yoğunluğunun Anadolu’nun farklı bölgelerine taşınması gerektiğini savunarak yeni üretim ve sanayi koridorları oluşturulmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
Sakarya özelinde konuşan Kolip, verimli tarım arazilerinin betonlaşmaya açıldığını ve organize sanayi bölgelerinin artırılmasının doğa ve tarım açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
“Tarım ve Hayvancılık Stratejik Öneme Sahip”
Kolip, Sakarya’nın Marmara Bölgesi için tarım ve hayvancılık açısından kritik bir rol oynadığını belirterek kırsal mahalle statüsündeki köylerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’de son yıllarda gıda enflasyonunun ciddi artış gösterdiğini vurgulayan Kolip, tarım ve hayvancılıkta atılım yapılmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
“Ya Doğa Kazanacak Ya Hep Birlikte Yok Olacağız”
Açıklamasının sonunda çevre ve doğa bilincine vurgu yapan Kolip, gelecek nesillere yaşanabilir bir Türkiye bırakmanın herkesin sorumluluğu olduğunu belirtti.





