Kolip, “Arz-ı Mev’ud” olarak ifade edilen ve Siyonist ideolojiyle ilişkilendirilen bir hedef doğrultusunda, Cebelitarık Boğazı’ndan Hindistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada ulus kimliğine sahip devletlerin zayıflatılmasının amaçlandığını öne sürdü. Arap Baharı ile başlayan süreçte bazı ülkelerin parçalandığını ifade eden Kolip, benzer senaryoların Türkiye için de gündeme getirilmeye çalışıldığını savundu.

Basın açıklamasında “Terörsüz Türkiye” söylemine de değinen Kolip, bu sürecin arkasındaki aktörlerin sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Kolip, terörün sona erdirilmesi konusunda uluslararası güçlerin etkili olduğunu iddia ederek, bu konuda farklı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini söyledi.

Kolip ayrıca DEM Partisi’nin Kürt vatandaşları temsil etmediğini ileri sürdü. Türkiye’de milyonlarca Kürt vatandaş bulunduğunu belirten Kolip, siyasi temsil ve oy oranları üzerinden çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

Eğitim ve dil konularına da değinen Kolip, Kuzey Irak’taki bazı üniversitelerde eğitimin İngilizce verildiğini örnek göstererek, bölgedeki eğitim politikalarına ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Türkiye’de kamu görevlerine seçilme ve atanma süreçlerinde etnik kimlik ayrımı yapılmadığını ifade eden Kolip, farklı kökenlerden gelen vatandaşların devlet kademelerinde görev alabildiğini belirtti.

Açıklamasının sonunda Kolip, Türkiye’de farklı etnik kökenlere sahip vatandaşların birlikte yaşamaya devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, ülkenin birlik ve bütünlüğünün korunmasının önemine dikkat çekti.

fotoğraf: sosyal medya

Kaynak: Basın Bülteni