İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, 2 tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklarla avukatları katılırken, 4 tutuklu sanık Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklar, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, tahliyelerini talep etti.

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

Daha sonra ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Abdulkadir Barakat, İbrahim H. I. Barzaq, Abdulhakim Alzaamil, Abdelrahman Abunawah, Raed A. A. Ashour ve Mohammed Salhab'ın tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak, yurt dışına çıkış yasağından oluşan adi kontrol şartıyla tahliyelerine karar verdi.

- İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İsrail gizli servisinin irtibata geçtiği Türkiye'deki Filistin ve Suriye uyruklu kişilere, ülkedeki Filistinliler başta olmak üzere yabancı uyruklu kişilerin kurdukları sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini takip etmek için para karşılığı casusluk yaptırdığı kaydediliyor.

Casusluk karşılığında bu şahıslara maddi menfaat sağlandığı, bağlılık ve sadakatlerinin diri tutulduğu belirtilen iddianamede, 2015 yılının son aylarında gayriresmi yollarla Türkiye'ye giren sanıklardan Abdülkadir Barakat'ın, Türkiye'deki casusluk şebekesinin para transferine yön verdiği aktarılıyor.

Bu transferlerin tam gizlilik içinde havale ofisleri, kripto para hesapları ve benzeri yollardan yapıldığına işaret edilen iddianamede, ödemelerin bir kısmının da kuryeyle gerçekleştirildiği, sanık Barakat'ın, Almanya'da yaşayan İsrail pasaportlu Ahmad Zaid'in talimatları doğrultusunda casusluk yapılanmasında kuryelik vazifesini üstlendiği ifade ediliyor.

Sanıklardan Abdelrahman Abunawah'ın, talimatlar doğrultusunda gizlilik içinde bilgi temin edip servis ettiği, Türkiye'ye geldikten sonra ankesörlü telefonla iletişim kurduğu ve düzenli olarak Zaid tarafından iletilen konum bilgilerini girerek keşif işlemleri gerçekleştirdiği bilgisi verilen iddianamede, bu sanığın kameralı gözlükle istenilen yerlerde yaptığı çekimleri özel program sayesinde wi-fi ağlarını tarayarak ilettiği anlatılıyor.

Mohammed Salhab'ın da Filistin menşeli kurum ve kuruluşların ve bünyelerinde çalışanların ev adresleri, fotoğrafları, mail adresleri, telefon numaraları ile diğer kişisel bilgileri raporladığı bildirilen iddianamede, bu sanık tarafından temin edilen bilgilerin Türkiye'de faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar aleyhine olmasının yanı sıra, burada ikamet eden kişi ve toplumlar zararına da sonuç doğurabilecek mahiyette olduğuna işaret ediliyor.

İddianamede, tüm sanıkların, "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme" suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

/AA

Kaynak: aa