Asıl adı Hüner Muzaffer Yavaş olan sanatçı, altı çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak 1 Nisan 1963'te İstanbul'da dünyaya geldi.

Coşkuner, henüz lisedeyken müziğe ilgi duyarak, Emin Ongan yönetimindeki Üsküdar Musiki Cemiyeti'ne başladı.

Melahat Pars, Kamuran Yarkın ve Feriha Tunceli'nin de aralarında olduğu önemli hocalardan dersler alan başarılı sanatçı, ilk kez 1982'de sahneye çıktı.

İlk albümünü 1987'de müzikseverlerle buluşturdu

İlk albümü "Doğuş"u 1987'de Selami Şahin'in müzik yapım şirketi Şahinler Plak'tan çıkaran sanatçı, 1989'da Çaçan Plak'tan çıkardığı "Sakın Dönme Geriye", 1990'da "Beni Sevmeni İstiyorum", 1991'de "Gidemezsin", 1992'de ise "Haydi Tut Ellerimi" adlı stüdyo albümlerine imza attı.

Sanatçının 1993'te yayınlanan "Gidiyor" adlı albümü önemli eserleri arasında yer aldı. "Olamaz" albümünü 1994'te yayınlayan sanatçı, 1995'te transfer olduğu Elenor Müzik ile 10 stüdyo albümüne imza attı.

Coşkuner, Klasikler serisi adı altında 1996'da "Bir Hüner Coşkuner Klasiği", 2000'de "Klasikler 2", 2009'da "Klasikler 3", 2013'te ise "Yeşilçam Klasikleri"ni hayranlarının beğenisine sundu. Klasikler 2 albümü müzikseverlerin büyük ilgisini gördü. Sanatçı, Yeşilçam Klasikleri'nde, "Artık Sevmeyeceğim", "Damarımda Kanımsın", "Zalimin Zulmü", "İntizar", "Bir Garip Yolcu" ve "Senden Vazgeçemem" adlı unutulmaz şarkıları yorumladı.

"Beni Tek Sen Anlarsın" adlı albümü 1997'de yayınlayan usta sanatçı, 1998'de "Ben Ölürüm", 1999'da Erol Büyükburç ile "İşte Düet Sevemem", 2002'de "Vurgunum Sana", 2005'te "Geleceksen Gelme Yar", 2007'de "Nerede", 2011'de "Güle Güle Git", 2015'te de "Seni Acele Görmem Lazım"ı müzikseverlerle buluşturdu.

2021'de yayınlanan "Hayat Yenilmem Sana" adlı albümünden elde edilen gelir, ailesinin isteğiyle kanser hastaları ve sokak hayvanları için bağışlandı.

Sosyal sorumluluk projelerinde yer aldı

Sosyal sorumluluk projelerinde de yer alan sanatçı, Lösemili Çocuklar Vakfı, Bedensel Engelliler ve Dünya Şizofreni derneklerinde gönüllü olarak yer aldı.

Sanatçı, 2016'da verdiği bir röportajda yaşamına dair şu bilgileri vermişti:

"Geriye dönüp baktığımda çok şükür hiç pişmanlıklarım yok. Yıllar sizi olgunlaştırıyor. Hayata farklı bakıyor, hırslarınızdan arınıyorsunuz. O yıllar hep mücadele ve koşuşturmayla geçtiği için neleri kaçırdığınızın farkında olmuyorsunuz. Güzel bir iz bıraktığım için mutluyum."

Akşam gazetesinde yayınlanan bir röportajında ise şunları söylemişti:

"Benim tutkularım var. Gönül bağıyla bağlı olduğum müziğim var. Ömrümü verecek kadar, sevdim müziği. Çok da hırslı değilim. Hırsın içinde kıskançlıklar var. Ezip geçmek, yok etmek, canlar yakarak bir yere gelmek var. Bunlar hırs gibi geliyor bana. İnanın bizim camiamızda bunlar var. Bana çok yapıldı. Ben bunları yaşadığım için çok hırslı değilim diyorum ama şarkı konusunda ve albümde hırslıyım. Bir de hayat çok güzel, acısıyla tatlısıyla. Ben çok hassas ve duygusalım. Amacım iyi müzik yapmak, kalıcı olmak."

Coşkuner'in ablası Deniz Coşkuner, cenaze töreninde yaptığı açıklamada, kardeşinin çok mütevazı bir hayat sürdüğüne dikkati çekerek, "Hiçbir zaman paraya, şöhrete ilgi duymazdı. Sahnesini aldıktan sonra evine giderdi. Gece hayatı yoktu, alkolü ve sigarayı sevmezdi. Giyimine çok dikkat ederdi. Sahnesine çıkar, bir dev olurdu. Sahnesinden sonra evine gider eşofmanlarını giyerdi." ifadelerini kullanmıştı.

Başarılı sanatçı, kanser tedavisi gördüğü hastanede 4 Şubat 2021'de yaşamını yitirdi. Coşkuner'in cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

// Yeni Sakarya Haber Merkezi - AA 

Editör: Haber Merkezi