Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası’nda yaptığı açıklamalarda, Orta Doğu’daki gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Fidan, “Hiçbir ülkenin geçiş için para ödememesi gerekiyor” diyerek serbest geçiş vurgusu yaptı.
“Hürmüz’de Mutabakat Yakın Ama Zor”
Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı konusunda kısa sürede bir mutabakat ihtimaline dikkat çekerek, sürecin teknik açıdan kolay olmadığını belirtti:
“Bir iki hafta içerisinde Hürmüz konusunda bir mutabakata varılabilir. Ancak 15 gün içinde kapsamlı bir anlaşma beklemek teknik olarak gerçekçi olmayabilir.”
Tarafların başlangıç pozisyonlarının sert olduğunu ancak müzakerelerle ortak noktada buluşabileceklerini ifade eden Fidan, ateşkes süresinin uzatılmasının da gündeme gelebileceğini söyledi.
“İsrail Faktörü Hesapta Tutulmalı”
Fidan, bölgedeki dengelerde İsrail’in rolüne dikkat çekerek:
“İsrail’in buradaki oyunbozanlığını hep hesapta tutmak gerekiyor.”
ifadelerini kullandı. Tarafların ateşkese yönelik samimi bir yaklaşım sergilediğini belirten Fidan, buna rağmen bölgedeki risklerin sürdüğünü vurguladı.
“Krizin Küresel Etkisi Artıyor”
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin yalnızca bölgesel değil küresel etkiler doğurduğunu belirten Fidan, enerji piyasalarının bu durumdan doğrudan etkilendiğini söyledi.
Boğazın tamamen kapanmasının dünya ekonomisine ağır yük getireceğini ifade eden Fidan, Türkiye’nin çözüm yaklaşımını şöyle özetledi:
“Biz Hürmüz’ün barış yoluyla açık kalmasından yanayız. Müzakereler sonuçlandığında sorun kalmayacağını düşünüyorum.”
Lübnan ve Bölgesel Risk Uyarısı
Fidan, İsrail’in Lübnan’a yönelik operasyonlarının bölgesel bir çatışmaya dönüşebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca İran-ABD görüşmelerinde nükleer zenginleştirme konusunun “ya hep ya hiç” noktasına gelmesinin yeni krizler doğurabileceğini dile getirdi.
Enerji Projeleri ve Kaçan Fırsatlar
Geçmişte gündeme gelen Katar doğalgazının Türkiye üzerinden taşınmasına yönelik projenin, bölgesel istikrarsızlık nedeniyle rafa kaldırıldığını hatırlatan Fidan, bu tür projelerin hayata geçmesi halinde Hürmüz’e bağımlılığın azalabileceğini ifade etti.





