“Bayrama Sağlıkla Ulaşmayı Nasip Etsin”
İftar sonrası konuşan Erbakan, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Allah oruçlarımızı, ibadetlerimizi, dualarımızı kabul eylesin. Bayrama da sağlık içerisinde ulaşmayı cümlemize nasip etsin. Bu Ramazan’ın başta Gazze olmak üzere tüm dünyada zulüm gören Müslüman kardeşlerimizin ve bütün ezilenlerin kurtuluşuna vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Gerçek bayramlara inşallah ulaşacağımız bir bayram olmasını diliyorum.”

Ekonomi Vurgusu: “Adil Düzen Şart”
Konuşmasında ekonomik sorunlara da değinen Erbakan, asgari ücret, emekli maaşı ve açlık sınırı üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de geçim sıkıntısının her geçen gün arttığını belirten Erbakan, çözümün “milli görüş” anlayışında olduğunu savundu.
Erbakan, “İstihdam ve ihracat odaklı bir ekonomi modeline geçmek, ‘önce imtiyazlar’ anlayışı yerine ‘önce millet’ anlayışını hâkim kılmak ve paylaşımda adaleti sağlamak ancak milli görüşle ve Yeniden Refah’la mümkündür. Açlık sınırının 32 bin lira, yoksulluk sınırının 102 bin lira olduğu bir ülkede; asgari ücretin 28 bin lira, en düşük emekli maaşının 20 bin lira olduğu bir tabloda açlık ve yoksulluktan kurtulmak mümkün değildir” dedi.

“Halkın Yüzde 80’i Yoksulluk Sınırının Altında”
Konuşmasının devamında merhum lider Necmettin Erbakan’dan alıntı yapan Erbakan, toplumun büyük bir kesiminin yoksulluk sınırı altında yaşam mücadelesi verdiğini ifade etti.
Erbakan konuşması şu şekilde tamamladı:
“Halkın yüzde 45’i matematiksel olarak aç, yüzde 80’i matematiksel olarak yoksul. Neden aç kalmıyor? Sadaka var, zekât var, yardımlaşma var, sosyal yardımlar var. Ayda 102 bin liranın üzerinde gelire sahip olan haneler toplumun ancak yüzde 20’sini oluşturuyor. Rahmetli Erbakan Hocamız yıllar önce ‘Getirip anahtarları Milli Görüş’e teslim etmek mecburiyetinde kalacaklar’ diyordu. Bu gidişle ‘biz yapamadık’ deyip anahtarları Yeniden Refah’a teslim edecekler. Başka çareleri yok.”
Program, yapılan duaların ardından sona erdi.















