Tören, canlı işaret dili, sesli betimleme ve İngilizce tercüme eşliğinde erişilebilir olarak gerçekleştirildi. Bu yönüyle festival, kapsayıcı kültürel etkinlikler açısından örnek bir organizasyon olarak öne çıktı.
“ÇOĞULLUĞU BESLEYEN BİR YOLA İHTİYAÇ VAR”
Açılış konuşmasını yapan Kıvanç Yalçıner, farklılıkların bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Tek sesliliği değil çoğulluğu beslediğimiz bir yola ihtiyacımız var. Daha adil ve kapsayıcı bir dünya ancak bu şekilde mümkün” dedi.
ULUSLARARASI DESTEK VE VURGULAR
Festival destekçileri adına konuşan Jurgis Vilčinskas, kültürel alanların hâlâ herkes için erişilebilir olmadığını belirterek festivalin bu konuda önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
Dr. Petra Köppel-Meyer ise Engelsiz Filmler Festivali’nin Türkiye’de bu alanda öncü bir organizasyon olduğunu vurgulayarak, erişilebilir sinemanın kararlılık ve uzmanlık gerektirdiğini dile getirdi.
ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU
Gecede izleyici oylaması ve jüri değerlendirmeleri sonucunda ödüller sahiplerine verildi.
İzleyici Ödülü, Ronak Jafari imzalı Anka Tüyü (A Phoenix Feather) filmine verildi.
En İyi Senaryo Ödülü’nü Ya Bu Gece Burayı Bombalarlarsa? filminin senaristleri Samir Syriani ve Nadine Chalhoub Syriani kazandı.
En İyi Yönetmen Ödülü, Mış Gibi (Pretension) filmiyle Mehdi Mirbagheri’ye verildi.
Gecenin en büyük ödülü olan En İyi Film Ödülü ise Ana Vučićević imzalı Çukur Havuz (Pit-pool) filmine layık görüldü.
Festival, erişilebilir sanat anlayışını güçlendiren yapısıyla sinemaseverlerden tam not aldı.





