Bakan Nebati: “İhracatımız Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

Sakarya’da katıldığı programda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Sapanca'da düzenlenen bir programa katılarak ihracat hakkında konuşma gerçekleştirdi.

EKONOMİ 07.10.2022, 12:51 Gamze Usta
Bakan Nebati: “İhracatımız Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı”

Sakarya’da katıldığı programda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “2020 yılında dünya ekonomisi daralırken, bizler yüzde 1,9 büyümeyi başardık. 2021 yılındaysa ekonomimiz yüzde 11,4 ile hem 12 yıllık kesintisiz büyüme sürecini devam ettirdi hem de son 50 yılın en yüksek büyüme rakamına ulaştı. Böylece ülkemiz birçok yüksek gelirli ülkenin büyüme oranlarını da ikiye katladı. Bu yılın ilk altı ayında da yüzde 7,5 büyümeyi başardık. İhracatımız 2021 yılında yüzde 33 oranındaki artışla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. Böylece Türkiye, küresel ölçekte ilk 30 büyük ihracatçı ülke içinde ihracatını en çok artıran 6. ülke oldu” dedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen bir programa katıldı. 21. yüzyılın tarihe ‘krizler çağı’ olarak geçeceğini belirten Bakan Nebati, tüm dünyanın küçülmeye gittiği zamanda Türkiye ekonomisinin rekor seviyelerde artış gösterdiğine değindi. Alınan önlemleri açıklayan Bakan Nebati, Türkiye’nin bu yılın ilk altı ayında da yüzde 7,5 büyüme oranıyla birçok yüksek gelirli ülkenin büyüme oranlarını ikiye katladığını ifade etti. Nebati, ekonomi yönetimi olarak yarının güçlü Türkiye’si için bir yandan bütçe disiplinini sürdürürken diğer yandan da vatandaşlara yönelik hizmetlere, Ar-Ge’ye ve ülkenin büyüme ile kalkınma potansiyeline katkı sağlayacak yatırımlara devam edeceklerini söyleyerek, istihdam rakamlarıyla ilgili önemli veriler paylaştı.

“Tüm insanlığı etkisi altına alan krizler, yapısal dönüşümlere de sebep oluyor”
Türkiye Ekonomi Modeli'nin doğru zamanda atılmış hayati bir adım olduğuna değinen Bakan Nebati, “2008 küresel finansal krizi, ardından korona virüs salgını ve son olarak da Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan enerji krizi nedeniyle içinde bulunduğumuz 21. yüzyıl tarihe belki de 'krizler çağı' olarak geçecek. Özellikle korona virüs salgını gibi hızla yayılıp tüm insanlığı etkisi altına alan türden krizler, beraberinde çeşitli yapısal dönüşümlere de sebep oluyor. Örneğin bugün yaşanan enerji krizi, alternatif enerji kaynaklarına olan yönelimi de artırmıştır. Öte yandan, salgın sonrasında hızlanan dijitalleşme süreci, üretim modellerimizden finansal hizmetlere, eğitimden gündelik hayatımıza kadar köklü değişimleri de beraberinde getiriyor. Böylesine kriz ve dönüşümlerin yaşandığı bir çağda, sorunları aşabilmek için her zamankinden farklı politika ve yöntemler geliştirilmesi büyük önem kazanıyor. Bu anlayışla geçtiğimiz hafta İstanbul’da Ekonomik Dönüşüm Zirvesi’nde dünyanın dört bir yanından saygın akademisyenlerle bir araya geldik. Değerli akademisyenlerle gerçekleştirdiğimiz istişarelerde mutabık kaldığımız konulardan biri de salgın sonrası dünyanın ülkemize önemli fırsatlar sunduğu yönündeydi. Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 20 yılda gerçekleştirdiğimiz mega altyapı yatırımlarının da sağladığı büyük avantajla ülkemizin yeni dönemde bölgesel bir tedarik merkezi olarak öne çıkma potansiyelinin çok yüksek olduğunu değerlendirdik. Oluşan bu tarihi fırsat karşısında ülkemizde uyguladığımız ekonomi politikalarının, gelişmekte olan diğer ülkeler için de model teşkil edebileceğini çok sayıda zirve katılımcısı ayrı ayrı vurguladı. Esasen bu tablo, bizim yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin, yani Türkiye Ekonomi Modelimizin de ne kadar doğru bir zamanda atılmış hayati bir adım olduğunu bir kez daha ortaya koydu” dedi.

“Kritik bir eşiğin önündeyiz”
Tüm dünya küçülmeye giderken Türkiye’nin yüksek oranlarda büyüyen ekonomisine dikkat çeken Nebati, “Kimi çevreler, bu dönüşüm sürecinde uygulamaya aldığımız politikalarımızı neredeyse ideolojik bir saplantı düzeyinde eleştirmişlerdir. Ancak, tüm dünya küçülmeye giderken yüksek oranlarda büyüyen ekonomimiz, rekor seviyelerde artış gösteren istihdam ve ihracat rakamlarımız, dünya ekonomilerinden pozitif yönde ayrışmamızı sağlayarak öngörülerimizi haklı çıkarmıştır. Biliyoruz ki toplumlar dinamik bir yapıya sahiptir ve bu yapı zaman içinde sürekli değişir. İhtiyaçları, öncelikleri, hedefleri ve bunlara bağlı olarak uygulanan ekonomi politikaları da farklılaşır. Nitekim diğer bazı ülkeler de bugün Ortodoks olarak tabir edilen, kabul görmüş ana akım ekonomi politikalarını sorgulamaya ve kendilerine özgü koşullara göre farklı politika setlerini devreye almaya başlamıştır. Biz, Cumhurbaşkanımız liderliğinde küresel konjonktürü de gözeterek yarının daha güçlü Türkiye’sini inşa etme yolunda rotamızı insanımızın işinden ve aşından, ülkemizin büyümesinden ve güçlenmesinden yöne çizdik. Geçmişe dönüp baktığımızda 18. yüzyılda ortaya çıkan sanayi devriminin tüm dünyada dönüştürücü bir kritik eşik olduğunu görürüz. Bu dönüşüme ayak uyduranlar, bugünün gelişmiş ülkeleri konumunda olanlardır. Bugün de aynı şekilde kritik bir eşiğin önündeyiz. Endüstriyel ekonomilerin giderek bilgi ekonomisine dönüştüğü, firmaların uluslararası pazarlarda rekabetçi olabilmek için her alanda inovasyon yapmaları ve teknolojiden faydalanmalarının elzem hale geldiği bir süreçten geçiyoruz. Politika ve uygulamalarımıza yön tayin ederken tüm bu dönüşümleri de mutlak surette göz önünde bulundurarak adımlarımızı atıyoruz” diye konuştu.

“Bu yılın ilk altı ayında yüzde 7,5 büyümeyi başardık”
İhracatın 2021 yılındaki yüzde 33 oranındaki artışla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdığını ifade eden Bakan Nebati, “Diğer yandan, mevcut küresel kriz ortamının negatif etkilerini de en aza indirecek politikaları hızla hayata geçirmek tüm ülkeler için önem kazanıyor. Nitekim salgın döneminde mali kısıtlar nedeniyle birçok ülke vatandaşlarını desteklemek ya da yatırımlarını sürdürmek arasında tercih yapmak zorunda kaldı. Ancak, bizler ülkemizde hem vatandaşımızın yanında olduk hem de yatırımlarımıza hız kesmeden devam ettik. 2020 yılında dünya ekonomisi daralırken, bizler yüzde 1,9 büyümeyi başardık. 2021 yılındaysa ekonomimiz yüzde 11,4 ile hem 12 yıllık kesintisiz büyüme sürecini devam ettirdi hem de son 50 yılın en yüksek büyüme rakamına ulaştı. Böylece, ülkemiz birçok yüksek gelirli ülkenin büyüme oranlarını da ikiye katladı. Bu yılın ilk altı ayında da yüzde 7,5 büyümeyi başardık. Salgının ardından Rusya-Ukrayna savaşının neden olduğu enerji krizi nedeniyle Avrupa’da özellikle enerji yoğun birçok sektörde fabrikalar kapanırken, bizler üretimimizi ve ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz. İhracatımız 2021 yılında yüzde 33 oranındaki artışla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. Böylece Türkiye, küresel ölçekte ilk 30 büyük ihracatçı ülke içinde ihracatını en çok artıran 6. ülke oldu. Bu 6 ülkeye baktığımızda Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Brezilya enerji ve emtia ihracatları sayesinde bu sıralamada yer alırken, Türkiye’nin sanayi ağırlıklı ürünlerle bu sıralamaya girmesi gerçek bir başarıdır. Bu yılın ocak-eylül döneminde de ihracatımız yüzde 17 oranında artarak mevcut konjonktüre rağmen güçlü artışını sürdürmeye devam etti. Üretimdeki ve ihracattaki güçlü performansımızı istihdam rakamlarında da gözlemlemek mümkün. Toplam istihdamımızı salgın dönemine kıyasla yaklaşık 5,3 milyon kişilik artışla 2022 yılı Temmuz ayı itibarıyla yaklaşık 30,6 milyon kişiye çıkardık. Bu istihdam sayısı da Cumhuriyet tarihimizde yine bir rekor anlamına geliyor. Bizler, salgın ve savaş sonrası dönemde şekillenen yeni dünya düzeninde karşımıza çıkan fırsatları Türkiye Ekonomi Modeli’nin katma değerli ve verimlilik esaslı üretim anlayışıyla en iyi şekilde değerlendirebilmek için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“Vatandaşlarımızı koruyacak politikaları hızla uyguladık”
Bakan Nebati, “Biz, bu öncelikleri belirlerken tüm dünyada yüksek fiyat artışları bir sorun olmaya başlamıştı. İlk aşamada salgın boyunca duran tüketimin tekrar canlanmasıyla, talep artışının neden olduğu enflasyon, 2022 yılı itibarıyla enerji ve diğer emtia fiyatlarındaki artışlar nedeniyle arz yönlü bir yapıya dönüştü. Bununla birlikte döviz kurundaki artış ve enflasyon beklentilerindeki bozulmaların etkisiyle güçlenen atalet de enflasyon üzerinde etkili oldu. Biliyoruz ki 80’lerde ülkeler yüksek faiz politikasıyla enflasyonu düşürmeye çalıştı. Ancak bunu durgunluk ve yüksek işsizlik oranları gibi yakıcı bedeller ödeyerek gerçekleştirdiler. Ayrıca, mevcut konjonktürde, artan küresel enflasyona karşı Merkez Bankalarının faiz oranlarında artışa gitmesinin, ekonomilerde durgunluğa ve gelir adaletsizliğine sebep olacağı aslında öngörülen bir durumdu. Nitekim son dönemde uluslararası kuruluşlar da bu konuda seslerini yükseltmeye başladı. IMF Başkanı, ABD Merkez Bankası'nın faiz artırma politikalarının, dünyanın geri kalanı üzerinde resesyon etkisine neden olabileceğini belirterek bu süreçte FED’i son derece ihtiyatlı ve dikkatli olmaya çağırdı. Bizler, zaten Türkiye Ekonomi Modelimizi tasarlarken durgunluk ve yüksek işsizlik sorunlarıyla tekrar karşılaşmamak için, üretim ve istihdamı önceledik. Ancak yükselen enflasyon ve hayat pahalılığına karşı vatandaşlarımızı koruyacak politikaları hızla uygulamaya almayı da kesinlikle ihmal etmedik. Fiyat istikrarını, tüm ekonomi politikalarımızın merkezinde konumlandırarak, geçmişimizdeki bu başarı hikayesini Türkiye yüzyılında kalıcı hale getirmeye kararlıyız. Enflasyonla olan mücadelemizde ekonomi politikasının tüm araçlarını mevcut koşulları dikkate alarak en etkin şekilde kullanacağız. Ülkemizde enflasyonu kalıcı olarak yine beraberce yeneceğiz” ifadelerini kullandı.

“Tarihimizde ilk kez en iyi 40 ülke içerisinde yer aldık”
Yatırımı, üretimi ve rekabet ortamını destekleyen vergi politikalarını kararlılıkla devam ettireceklerini aktaran Bakan Nureddin Nebati, “Nitekim 2022 yılında Küresel İnovasyon Endeksi’nde bir önceki yıldaki başarılı performansımızı sürdürerek 37. sıraya yükseldik. Böylece endeks sıralamasında tarihimizde ilk kez en iyi 40 ülke içerisinde yer aldık. Girişimcilik Endeksi’ndeyse 137 ülke içinde 44. sırada yer alıyoruz. Sürdürülebilir üretimin yeni ve büyük yatırımlar gerektirdiği; bunun da finansman ihtiyaçlarını ortaya çıkardığının farkındayız. Bu ihtiyaçlar karşısında öncelikle TL’ye olan güveni artıracak, finansal istikrarın devamlılığını sağlayacak ve yatırım ortamını iyileştirecek yönde adımlar attık. Ardından özel sektörün üretken alanlara yatırım yapmasını sağlayacak selektif kredi politikalarımızı da devreye aldık. İhracatın büyümeye pozitif katkısını göz önünde bulundurarak ihracatçılarımıza yönelik destek paketleri açıkladık. Finansal desteğe en çok ihtiyaç duyan KOBİ’lerin yeşil ve dijital dönüşümlerini desteklemek amacıyla birçok destek paketini hayata geçirdik. Teşvik ve desteklerimizde yeşil üretime yönelik Ar-Ge faaliyetlerine öncelik vermeye başladık. Ekonomi yönetimi olarak, yarının güçlü Türkiye’si için bir yandan bütçe disiplinini sürdürürken diğer yandan da kaynaklarımızı vatandaşlarımıza yönelik hizmetlere, Ar-Ge’ye ve ülkemizin büyüme ve kalkınma potansiyeline katkı sağlayacak yatırımlara aktarmayı sürdüreceğiz. Özellikle reel sektörün sağlıklı büyümesi ve finansal olarak güçlenmesi amacıyla hazine destekli kefalet sistemi dahil elimizdeki tüm enstrümanları etkin şekilde kullanacak ve sektörün finansmana erişimini arttıracağız. Dolarizasyonla mücadelemizi artırarak ülkemizin kur riskine karşı kırılganlıklarını asgari düzeye indireceğiz. Girişim ekosistemini geliştiren ve yeni nesil girişimlere yatırım yapılmasına öncelik veren bir yapının kurulmasını sağlayacağız. Yatırımı, üretimi ve rekabet ortamını destekleyen vergi politikalarımızı kararlılıkla devam ettireceğiz. Kamu alımlarının kaldıraç etkisinden yararlanarak yerli sanayinin desteklenmesine devam edeceğiz” dedi.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 02 Aralık 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4