Sakarya Eczacılar Odası, 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü dolayısıyla program düzenledi. Adapazarı’ndaki Demokrasi Meydanı’nda bulunan Atatürk Büstüne Başkan Alper Alpay tarafından çelenk bırakıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte başlayan programda günün anlam ve önemine binaen Başkan Alpay açıklama yaptı. Alpay, açıklamasında eczacılık mesleğinin güncel sorunlarına ve çözüm önerilerine değindi.
BİRİNCİ BASAMAK
Bilimsel eczacılığın temellerini oluşturan eczacılık sınıfının kurulmasının üzerinden 187 yıl geçtiğine değinen ve 187 yıldan bu yana mesleklerini bilimsellik, etik ilkeler ve halk sağlığının korunması üzerine inşa ettiklerini söyleyen Alpay, “Türkiye’de de toplum eczaneleri, en hızlı ve en kolay ulaşılır birinci basamak sağlık kuruluşlarıdır. Doğru bir modelle yönetilmesi gereken bu güçlü ağ, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendiren stratejik nitelik taşımaktadır. Ancak maalesef ülkemizde eczacıların sağlık sistemine sunabileceği katkıdan yeterince faydalanılmadığını görüyoruz.” dedi.
SORUNLAR ÇÖZÜLMELİ
Eczacıların sağlık sistemi içerisindeki rolünün güçlendirilmesinin bir zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Alpay, “Kamu eczacıları; kadro sayısındaki yetersizlik, özlük haklarının ve ekonomik taleplerin karşılanmaması, elverişsiz çalışma ortamları, eczacının personel tanımında hak ettiği konumda bulunmaması gibi yapısal sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların artık aşılmasını istiyoruz çünkü kamu eczacılığı güçlendirilmeden ve klinik eczacılık uygulamaları yaygınlaştırılmadan sağlık sistemimizin etkinliğini, verimliliğini ve kalitesini kalıcı olarak artırmak mümkün değildir.” dedi.
KALICI ADIMLAR ŞART
Alpay, “Genç meslektaşlarımızın içinde bulunduğu istihdam darboğazı, mesleğimizin en yakıcı sorunlarının başında gelmektedir.” diyerek, plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle ülkede eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşandığını belirtti. Alpay, “İş bulamayan eczacıların karamsarlığa itilmesi, mesleklerinden ve toplumsal yaşamdan koparılmasıdır. Son yıllarda bu hatanın kısmen fark edildiğini ve sınırlı da olsa bazı düzeltici adımlarla fakülte kontenjanlarının azaltıldığını görüyoruz. Ancak sorunun kalıcı çözümü için daha planlı ve kalıcı adımlar gerekmektedir.” dedi.





