Yöyan, sanal kumarın fiziksel kumardan farklı olarak anonim bir ortam sunduğunu ve günün her saatinde cep telefonu ya da bilgisayar üzerinden erişilebilmesinin bağımlılığı artırdığını belirtti. Kumar sitelerinin faaliyetlerini oyun gibi göstermesinin özellikle gençlerin ilgisini çektiğini ifade eden Yöyan, bağımlı bireylerin zamanlarının büyük bölümünü ekran başında geçirdiğini ve çevresine genellikle "oyun oynuyorum" şeklinde açıklamalar yaptığını dile getirdi.

Gençler Daha Büyük Risk Altında

Beyin gelişiminin yaklaşık 25 yaşına kadar sürdüğünü hatırlatan Yöyan, bu süreçte karar verme ve riskleri değerlendirme mekanizmalarının tam olarak gelişmediğini söyledi. Gençlerin haz odaklı davranışlara daha yatkın olduğunu vurgulayan Yöyan, bu nedenle 25 yaş altındaki bireylerin sanal kumar bağımlılığı açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkat çekti.

Tedavide İlk Adım Gerçek Kayıpları Göstermek

Sanal kumar bağımlılığının tedavisinde bilişsel davranışçı terapilerin önemli rol oynadığını belirten Yöyan, tedavi sürecinde öncelikle kişinin kumara harcadığı para, zaman ve enerjinin somut olarak ortaya konulduğunu ifade etti.

Bağımlılığın çoğu zaman yalnızlık, psikolojik sıkıntılar ya da borçlardan kaçma isteğiyle başladığını belirten Yöyan, aile desteğinin tedavi başarısında kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Depresyon, kaygı bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu ve dikkat eksikliği gibi psikiyatrik sorunların da araştırıldığını aktaran Yöyan, gerekli durumlarda ilaç tedavisinin de uygulanabildiğini kaydetti.

Ailelere Önemli Uyarılar

Ailelerin çocuklarının davranışlarındaki değişimleri dikkatle takip etmesi gerektiğini vurgulayan Yöyan, sanal kumar bağımlılığının finansal ve duygusal belirtilerle kendini gösterebildiğini ifade etti.

Kredi kartı harcamalarında açıklanamayan artışlar, sık kredi kullanımı, evden para kaybolması, çevreden borç alınması, ani ruh hali değişimleri, kaybedildiğinde öfke ve içine kapanma, kazanıldığında ise aşırı mutluluk ve umut gibi davranışların bağımlılık açısından önemli uyarı işaretleri olduğuna dikkat çeken Yöyan, ailelerin bu belirtileri göz ardı etmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA