Dünya ticaretinin en önemli güzergâhları arasında yer alan deniz yolları, devam eden savaşlar nedeniyle büyük risk altında. İran savaşı ve Rusya-Ukrayna çatışması, yalnızca bölgedeki askeri dengeleri değil, uluslararası taşımacılık faaliyetlerini de etkiliyor.
Mart ayından bu yana Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Karadeniz'de 200'den fazla ticari geminin saldırılara hedef olduğu belirtiliyor. Saldırılarda en az 42 denizci yaşamını yitirirken çok sayıda gemide ciddi maddi hasar meydana geldi.
EN ÇOK SALDIRI HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA
Ticari gemilere yönelik saldırıların en yoğun yaşandığı bölge Hürmüz Boğazı ve çevresi oldu. ABD ve İsrail'in 1 Mart'ta İran'a yönelik bombardımanlarının başlamasının ardından bölgede 137 ticari geminin vurulduğu bildirildi.
Küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndan günlük yaklaşık 17,5 milyon varil petrol geçiyor. Bölgede artan saldırılar, enerji sevkiyatının güvenliği konusunda da endişeleri beraberinde getiriyor.
EKİM AYINDA SALDIRILAR ZİRVEYE ÇIKTI
Hürmüz Boğazı'nda ekim ayı, saldırıların en yoğun yaşandığı dönem olarak kayıtlara geçti. Ay boyunca 35 ticari geminin insansız hava araçları veya füzelerle hedef alındığı belirtildi.
13 Ekim'de Singapur bandıralı GFS PRIDE isimli konteyner gemisine füze isabet etti. Bir gün sonra batan geminin 21 kişilik mürettebatının tamamı kurtarıldı.
ABD, saldırıdan İran Devrim Muhafızları'na ait bir füzeyi sorumlu tuttu. Öte yandan ABD güçlerinin İran limanlarına yönelik abluka kapsamında 12 petrol tankerini kullanılamaz hale getirdiği, bunlardan ikisinin battığı aktarıldı.
KARADENİZ'DE 32 DENİZCİ HAYATINI KAYBETTİ
Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkileri Karadeniz'deki ticari taşımacılıkta da ağır şekilde hissediliyor. Temmuz-eylül döneminde yaklaşık 86 ticari geminin hedef alındığı bildirildi.
5-28 Ekim tarihleri arasında ise Romanya ve Bulgaristan açıklarında en az 9 ticari gemi saldırıya uğradı. Bu gemilerden 5'inin battığı belirtildi.
Karadeniz'deki saldırılarda 32 denizci hayatını kaybederken, yalnızca ekim ayındaki olaylarda 31 kişinin kaybolduğu ifade edildi. Böylece bölge, can kayıpları açısından en ağır bilançonun yaşandığı deniz güzergâhlarından biri oldu.
KIZILDENİZ'DE DE TEHDİT SÜRÜYOR
Kızıldeniz ve Babu'l Mendeb Boğazı da saldırıların yaşandığı diğer önemli güzergâhlar arasında yer aldı. Yemen'deki Husilerin 20 Temmuz'da Suudi Arabistan'la bağlantılı gemilere abluka ilan etmesinin ardından bölgede tansiyon yükseldi.
İki gün sonra Suudi Arabistan bağlantılı ENCELIA isimli petrol tankeri saldırıya uğradı. Bu yıl Kızıldeniz ve Babu'l Mendeb Boğazı'nda toplam 11 geminin saldırılara hedef olduğu bildirildi.
KORSANLIK AZALDI, SAVAŞ RİSKİ ARTTI
Denizlerdeki güvenlik tablosunda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise korsanlık olaylarındaki düşüş oldu. Ocak-eylül döneminde dünya genelinde 51 korsanlık olayı kaydedildi. Bu rakamın 1992 yılından bu yana en düşük seviyeye gerilediği belirtildi.
Ancak korsanlık olaylarının azalmasına rağmen devletler arası çatışmalardan kaynaklanan saldırılar deniz ticaretini tehdit etmeye devam ediyor. Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Karadeniz'de yaşanan gelişmeler, küresel ticaretin güvenliği açısından deniz yollarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.




