Türkiye'de günlük yaşamın vazgeçilmez içeceklerinden biri olan çayın sağlık üzerindeki etkileri bilimsel araştırmalara konu olmaya devam ediyor.
Journal of Internal Medicine dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmada, çay tüketim alışkanlıkları ile kalp ve damar hastalıkları arasındaki ilişki mercek altına alındı.
Çin'de yaşayan 30-79 yaş aralığındaki 485 binden fazla yetişkinin yaklaşık 9 yıl boyunca takip edildiği çalışmada, çayın türü, demleme yoğunluğu, tüketim sıklığı ve sıcaklığı değerlendirildi.
DÜZENLİ ÇAY İÇENLERDE RİSK YÜZDE 11 DAHA DÜŞÜK
Araştırma kapsamında katılımcıların sağlık verileri uzun yıllar boyunca takip edildi.
Yaklaşık 9 yıllık takip süresince kalp ve damar hastalıklarıyla ilişkili 14 bin 800'den fazla vaka kaydedildi.
Elde edilen bulgulara göre haftada en az üç gün çay tüketen kişilerde, daha seyrek çay içenlere kıyasla damar hastalığı riskinin yaklaşık yüzde 11 daha düşük olduğu görüldü.
Araştırmacılar, bu sonucun düzenli çay tüketimi ile daha düşük hastalık riski arasında bir ilişkiye işaret ettiğini belirtti.
Ancak çalışmanın gözlemsel nitelikte olması nedeniyle çay içmenin doğrudan hastalıkları önlediği sonucuna varılamayacağı vurgulandı.
SİYAH ÇAY MI, YEŞİL ÇAY MI DAHA FAYDALI?
Araştırmada farklı çay türlerinin sağlık üzerindeki olası etkileri de karşılaştırıldı.
Elde edilen sonuçlara göre siyah çay tüketimi, yeşil çaya kıyasla daha fazla kalp ve damar hastalığı türünde düşük riskle ilişkili bulundu.
Bu bulgu, siyah çayın bazı damar hastalıkları açısından olumlu sonuçlarla bağlantılı olabileceğini gösterdi.
Bununla birlikte araştırma, siyah çayın herkes için yeşil çaydan daha sağlıklı olduğunu kesin olarak ortaya koymuyor.
ÇAYIN DEMLENME ŞEKLİ DE ÖNEMLİ
Çalışmada yalnızca çayın ne kadar tüketildiği değil, nasıl hazırlandığı da incelendi.
Orta yoğunlukta demlenen çayın daha düşük damar hastalığı riskiyle ilişkili olduğu görüldü.
Araştırmacılar, çayın demleme yoğunluğunun sağlık sonuçlarıyla bağlantılı olabileceğine dikkat çekti.
Bulgular, çay tüketiminde miktarın yanı sıra hazırlama ve tüketme alışkanlıklarının da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
ÇAYI ÇOK SICAK İÇENLER DİKKAT!
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri çayın tüketim sıcaklığıyla ilgili oldu.
Çayını çok sıcak içtiğini belirten katılımcılarda damar hastalığı riski, düzenli çay tüketmeyen kişilere kıyasla yüzde 16 daha yüksek ölçüldü.
Ancak araştırmacılar, sıcaklık bilgilerinin katılımcıların kendi beyanlarına dayandığını belirtti.
Bu nedenle elde edilen sonucun, çok sıcak çay içmenin doğrudan damar hastalığına neden olduğunu kanıtlamadığı ifade edildi.
GÜNDE KAÇ BARDAK ÇAY İÇİLMELİ?
Araştırmada çay tüketim miktarı ile hastalık riski arasındaki ilişki de değerlendirildi.
Haftada en az bir kez çay tüketen katılımcılar arasında en düşük tahmini risk, günlük yaklaşık 6-8 bardak çay içen grupta görüldü.
Ancak uzmanlar, bu miktarın herkes için ideal tüketim düzeyi olarak kabul edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Çünkü çay bardaklarının büyüklüğü, demleme yoğunluğu, kişinin günlük kafein tüketimi ve genel sağlık durumu gibi faktörler tüketim miktarının etkilerini değiştirebiliyor.
Özellikle kafeine duyarlı kişilerde fazla çay tüketimi uyku sorunları, çarpıntı ve huzursuzluk gibi şikâyetlere yol açabiliyor.
ARAŞTIRMACILARDAN ÖNEMLİ UYARI
485 binden fazla kişinin incelendiği araştırma, düzenli çay tüketimi ile bazı kalp ve damar hastalıklarının daha düşük görülme riski arasında bağlantı bulunduğunu ortaya koydu.
Bununla birlikte araştırmanın sonuçları, çayın tek başına kalp ve damar hastalıklarından koruduğu anlamına gelmiyor.
Kalp ve damar sağlığını korumak için dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma ve tansiyon ile kolesterolün kontrol altında tutulması önemini koruyor.
Araştırma, çayın tüketim sıklığı kadar demleme biçimi ve sıcaklığının da sağlık açısından dikkate alınması gereken unsurlar arasında olabileceğini gösteriyor.




