Yazısında, “Sen kimsin?” sorusuna verilen cevapların çoğu zaman “Sünniyim, Şiiyim, falanca cemaattenim” şeklinde olduğuna dikkat çeken Karataş, bu yaklaşımın İslam’ın özüne aykırı olduğunu vurguladı. İslam’da tek kimliğin “Müslümanlık” olduğunu hatırlatan yazar, mezhep ve benzeri yapıların din değil, yalnızca birer yorum ve yol arayışı olduğunu ifade etti.

Karataş, Kur’an’da mezhep, cemaat ya da tarikat zorunluluğuna dair bir emir bulunmadığını belirterek, dinin kaynağının yalnızca Allah’ın vahyi olduğunu dile getirdi. Günümüzde bazı yapıların insanları İslam’a değil, kendi bünyelerine davet ettiğini savunan Karataş, bunun da büyük bir sapmaya neden olduğunu söyledi.

İslam dünyasında yaşanan ayrışmaların temelinde bu kimlik karmaşasının yattığını belirten Karataş, aynı kıbleye yönelen, aynı peygambere inanan ve aynı kitabı okuyan Müslümanların birbirine mesafe koymasının bu sebeple olduğunu ifade etti.

“Müslümanın kimliği mezhep değil, cemaat değil, tarikat değil; İslam’dır” diyen Karataş, Müslümanların bu temel gerçeği unuttukça zayıfladığını, hatırladıkça ise güçleneceğini vurguladı.

Yazısını “Biz mezheplerin, cemaatlerin ya da tarikatların değil; Hz. Muhammed’in ümmetiyiz. Biz Müslümanız” sözleriyle tamamlayan Karataş, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.

Karataş ayrıca, “Ne zaman insan oluruz?” sorusuna ise “Üstünlüğün takvada olduğunu anladığımızda” yanıtını verdi.

Fotoğraf: Sosyal medya

Kaynak: HABER MERKEZİ