Filistin’deki katliamların durdurulması amacıyla 400’ü aşkın sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirilen eylem, “Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz” sloganıyla konuşmalarla başladı. Erdoğan, yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nü dolduran yüz binlerin gününün aydın olmasını dileyerek, 2026 yılının Türkiye’ye, İslam dünyasına, Filistin’e ve tüm insanlığa huzur getirmesi temennisinde bulundu.
Şehitleri rahmetle anan Erdoğan, Filistinli annelerin gözyaşlarının dinmesi için dua ettiklerini belirterek, “Bu millet için gecesini gündüzüne katan başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yöneticilerimize Rabbim güç ve kuvvet versin.” ifadelerini kullandı.
“Gazze’de Yaşanan Bir Savaş Değil, Soykırımdır”
Konuşmasında Gazze’de yaşananların yalnızca insani bir dram olmadığını vurgulayan Bilal Erdoğan, bunun aynı zamanda küresel düzenin ve uluslararası kurumların ahlaki iddialarının iflasını gösterdiğini söyledi. Erdoğan, “Gazze’de yaşanan bir savaş değildir. Kadınlarıyla, çocuklarıyla, yaşlılarıyla bir halkın sistematik biçimde yok edilmeye çalışıldığı bir soykırımdır.” dedi.
Bu soykırımın yalnızca bombalarla değil; açlık, susuzluk, soğuk ve insani yardımların engellenmesiyle sürdürüldüğünü ifade eden Erdoğan, ağır kış şartlarında çadırlarda yaşam mücadelesi veren Filistinlilere yardımın bilerek engellendiğini söyledi.
“Filistinli İsrail İçin İnsan Sayılmıyor”
Savaşın dahi bir hukuku olduğuna dikkat çeken Erdoğan, Gazze’de bu hukukun tamamen yok sayıldığını belirtti. Sivillerin hedef alınmasının, yaşam altyapısının yok edilmesinin açık bir savaş suçu olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu suçlar münferit değil, merkezi kararlarla yürütülüyor. Çünkü Filistinli, maalesef İsrail için insan sayılmıyor.” diye konuştu.
Batı’nın Rusya-Ukrayna savaşı ile Gazze’deki katliamlara yaklaşımındaki çifte standarda da değinen Erdoğan, “Bir yanda yaptırımlar, diğer yanda 21. yüzyılın Hitler’i Netanyahu ile sarmaş dolaş bir dünya var. Batı medeniyetinin düştüğü nokta budur.” ifadelerini kullandı.
“Mücadelemiz Filistin Devleti Tanınana Kadar Sürecek”
Bilal Erdoğan, Gazze ve Batı Şeria’daki işgal sona ermeden, Filistin devletinin toprak bütünlüğü tanınmadan mücadeleye ara vermeyeceklerini belirterek, İsrail’in işlediği savaş suçları nedeniyle tazminat ödemesi ve Gazze’nin yeniden inşasının bu tazminatlarla yapılması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin süreç boyunca zulme karşı net bir duruş sergilediğini vurgulayan Erdoğan, İsrail’le ticaretin kesildiğini, en fazla insani yardımı Türkiye’nin ulaştırdığını ve her platformda hakkın haykırıldığını dile getirdi.
“Boykot, Zulme Karşı En Güçlü Tavırdır”
Konuşmasında boykot çağrısını yineleyen Bilal Erdoğan, zulmün yalnızca silahla değil, para akışıyla da sürdüğünü belirterek, “Boykotla zulmün normalleşmesine ‘dur’ diyeceğiz. ‘Ben bu zulmün ortağı olmuyorum’ diyeceğiz.” dedi.
Galata Köprüsü’nde toplanan kalabalığın insanlığın vicdan tarafında yer aldığını ifade eden Erdoğan, “Gazze özgür olana kadar, Kudüs ve Mescid-i Aksa özgür olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu.
Konuşmasını Arif Nihat Asya’nın Bayrak şiirinden dizelerle tamamlayan Bilal Erdoğan, Türk milletinin barış için mücadele ettiğini ancak zulüm karşısında da dimdik durmaktan geri durmayacağını vurguladı.





