Geçtiğimiz yıl başlayan yükseliş trendi bu yıla da taşınırken, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine başlaması, reel faizlerin gerilemesi ve dolar talebinin azalması bakır fiyatlarını destekleyen temel unsurlar arasında yer aldı. Küresel ölçekte yeşil enerji yatırımları, yapay zekâ projeleri ve altyapı harcamalarının artması da bakıra olan talebi güçlendirdi.
Bakır fiyatları, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikalarına yönelik açıklamaları ve arz kaynaklı gelişmelerden etkilendi. Trump’ın geçtiğimiz yıl temmuz ayında bakır ithalatına yüzde 50 gümrük tarifesi getireceğini duyurmasının ardından fiyatlar 5,90 dolar seviyesinin üzerine çıkmıştı. ABD’li Freeport McMoRan şirketinin Endonezya’daki Grasberg madeninde yaşanan kaza ve Şili’deki Mantoverde madeninde başlayan grevler de arz endişelerini artıran gelişmeler oldu.
Elektrikli araç yatırımlarının hız kazanması, küresel elektrik şebekelerinin yenilenmesi ve savunma sanayisinde bakır kullanımının artması talebi güçlü tutuyor. ABD’ye yönelen yoğun metal sevkiyatları ise Asya ve Avrupa’da arz sıkışıklığı endişelerini beraberinde getiriyor.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, bakırda arz-talep dengesi çerçevesinde talebin önümüzdeki dönemde de artmasının beklendiğini belirtti. Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji yatırımları ve faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin bakırı desteklediğini ifade eden Ergezen, küresel ekonomilerde toparlanma beklentisinin endüstriyel metallerde yukarı yönlü hareketi güçlendirdiğini söyledi.
Gümüş ve platin gibi metallerde yaşanan yüksek fiyatlamaların ardından bakırın daha fazla ön plana çıktığını vurgulayan Ergezen, dolar endeksindeki gerilemenin de bakır fiyatlarını desteklediğini kaydetti. Ergezen, bakırdaki yükseliş trendinin 2026 yılı boyunca devam etmesini beklediğini ifade etti.





