Program kapsamında ayrıca uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Standard & Poor’s, Moody’s ve Fitch Ratings’in üst düzey yöneticileriyle de görüşmeler gerçekleştirildi.
2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 13–19 bandında
Bakan Şimşek, Londra’daki sunumunda Türkiye ekonomisinin genel görünümünü yatırımcılara aktardı. Sunumda dezenflasyon sürecinin ana unsurları, mali disiplin politikaları, cari denge görünümü ve orta vadeli yapısal dönüşüm başlıkları öne çıktı.
Enflasyondaki düşüşün geçici olmadığına vurgu yapan Şimşek, sıkı para politikası duruşu, destekleyici maliye ve gelir politikaları, konut, gıda ve enerji alanındaki arz yönlü önlemler, olumlu baz etkileri ve enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin dezenflasyonu desteklediğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 13 ila 19 bandında öngörüldüğünü açıkladı.
2025 yılı için yüzde 25,49 olarak belirlenen yeniden değerleme oranının, 2026’da da enflasyon tahminine paralel şekilde yüzde 19 seviyesinde olmasının beklendiği aktarıldı.
Konut, gıda ve eğitim fiyatlarına özel vurgu
Sunumda, deprem bölgesinde tamamlanan ve yapımı süren konutlar ile sosyal konut projeleri ve kentsel dönüşüm yatırımlarının konut arzını artırarak kira enflasyonunu sınırladığı belirtildi. Kiraların büyük ölçüde konut fiyatlarını yakaladığına dikkat çekildi.
Özel okul ücretlerinde ise tavan ve kurala bağlı fiyatlama uygulamalarıyla eğitim enflasyonunun kontrol altına alınmasının hedeflendiği ifade edildi. Tarımda don ve kuraklık riskinin 2026 yılı için düşük olduğu, bunun gıda fiyatları açısından olumlu bir görünüm sunduğu kaydedildi. Tarımsal sulama yatırımları, havza bazlı üretim, lojistik ve tedarik zincirindeki iyileştirmelerin de gıda enflasyonunu yavaşlatacağı vurgulandı.
Cari denge ve büyüme beklentileri
Yerli petrol ve doğalgaz üretimindeki artış, yeşil dönüşüm yatırımları, hizmet ihracatındaki güçlü seyir ve sanayi politikalarıyla değer zincirinde yukarı yönlü ilerlemenin cari dengeyi kalıcı şekilde iyileştirdiği ifade edildi. Brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranla gerilediği, ihracatta dış talebin ana belirleyici olmaya devam ettiği ve rekabet gücünde yaygın bir bozulma olmadığı vurgulandı.
Büyümenin ılımlı bir patikada seyrettiği belirtilen sunumda, 2026 yılında ekonomik büyümenin yüzde 3,8 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği aktarıldı. İşsizlik oranının ise yüzde 8,6 ile düşük seviyelerde olduğu ifade edildi.




