Cuma Hutbesi: Zekât ve Fıtır Sadakasının Önemi Anlatıldı

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye genelindeki camilerde okunan bu haftaki Cuma hutbesinde zekât ve fıtır sadakasının önemi anlatıldı. Hutbede, sahip olunan mal ve imkânların Allah’ın bir emaneti olduğu hatırlatılarak, bu emanetlerin ihtiyaç sahipleriyle paylaşılmasının Müslümanlar için büyük bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

Hutbede, zekâtın İslam’ın beş temel esasından biri olduğuna dikkat çekilerek, zekâtın sadece bir yardım ya da bağış olmadığı, Allah ve Resûlü tarafından belirlenmiş önemli bir ibadet olduğu ifade edildi. Kur’an-ı Kerim’de, “Onların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir pay vardır” ayetine yer verilerek zekâtın, fakirlere yapılan bir lütuf değil, onların hakkı olduğu belirtildi.

Zekât toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor

Cuma hutbesinde zekâtın toplumdaki yardımlaşma ve dayanışmayı güçlendirdiğine dikkat çekildi. Zekâtın, insanlar arasında rahmet ve şefkat köprüleri kurduğu, birlik ve beraberliği pekiştirdiği ifade edildi. Aynı zamanda zekâtın, kişinin bencillik, haset ve cimrilik gibi kötü duygulardan arınmasına yardımcı olduğu vurgulandı.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) “Zekât, suyun ateşi söndürdüğü gibi hata ve günahları silip yok eder” hadisine de yer verilen hutbede, zekâtın manevi arınmaya da vesile olduğu ifade edildi.

Fitre Ramazan’ın şükrüdür

Hutbede, Ramazan ayına ulaşmanın ve bayrama kavuşmanın bir şükrü olarak verilen fıtır sadakasının (fitre) önemine de değinildi. Peygamber Efendimiz’in, fitrelerin bayram namazından önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını tavsiye ettiği hatırlatıldı.

Fitre sayesinde Ramazan Bayramı’nın, merhamet ve paylaşmanın toplumun tamamına yayıldığı bir sevinç gününe dönüştüğü ifade edildi.

Önce yakın çevredeki ihtiyaç sahipleri gözetilmeli

Hutbede Müslümanlara, zekât ve fitre verirken önce yakın çevredeki ihtiyaç sahibi akraba ve komşularını gözetmeleri tavsiye edildi. Ardından yardımların mazlum ve mağdur coğrafyalarda yaşayan insanlara ulaştırılmasının önemine değinildi.

Ramazan ayının paylaşma ayı olduğuna dikkat çekilen hutbede, Müslümanların zekât ve fitreleriyle bir fakirin sofrasını şenlendirmesi, bir borçlunun yükünü hafifletmesi ve yetim ile öksüzlerin yüzünü güldürmesi gerektiği ifade edildi.

Hutbe, Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için önceden ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah yaptıklarınızı eksiksiz görür” ayetiyle sona erdi.

Fotoğraf: sosyal medya

Kaynak: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü