31 yıldır otomotiv sektöründe faaliyet gösteren Açıkgöz, çocukluk hayallerini şu sözlerle anlattı:
“Biz 90’lı yılların çocuklarıyız. O yıllarda herkesin bir hayali vardı. Serçeler, Şahinler, Doğanlar bizim gençlik hayallerimizdi. O zamanlar bu araçlara binemezdik. Bizden büyüklerimiz kullanırdı. Araçlar çok kıymetliydi, kimse kimseye arabasını vermezdi. Biz de bu hayallerle büyüdük.”
Uzun Süre Araştırdı, Doğru Aracı Buldu
Hayalini gerçekleştirmek için yıllarca sabırla beklediğini belirten Açıkgöz, “Bu aracı çok takip ettik. Piyasada çok sayıda araç var ama orijinal, kazasız, değişensiz ve düşük kilometreli bir araç bulmak kolay değil. Sonunda bu aracı bulduk. Sahibinin vefatının ardından mirasçılarıyla görüştük ve Ankara’ya giderek aracı satın aldık” dedi.
“Bu Araç Bizim Üçüncü Çocuğumuz”
Klasik otomobiline büyük bir titizlikle baktığını ifade eden Açıkgöz, aracın kendileri için özel bir yere sahip olduğunu söyledi:
“Bu araç bizim dükkânda duruyor. Soğuk, yağmurlu ve karlı havalarda kesinlikle dışarı çıkarmıyoruz. Adeta bir çocuğumuz gibi bakıyoruz. Bu araç bizim üçüncü çocuğumuz.”
Aracın tamamen orijinal olduğunu vurgulayan Açıkgöz, stepnesinden döşemelerine kadar tüm detayların ilk günkü gibi korunduğunu belirtti. Uzmanların araca tam not verdiğini ifade eden Açıkgöz, hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.





