Bölgedeki saldırılar, yalnızca ham petrol üretimini değil, petrolün taşınması ve rafine edilmesi süreçlerini de risk altına sokarken, piyasalarda yeni bir arz şoku ihtimali fiyatlanmaya başladı.

SATSO'da seçim için istenilen tarih belli oldu!
SATSO'da seçim için istenilen tarih belli oldu!
İçeriği Görüntüle

ABD-İran gerilimi fiyatları yukarı çekti

ABD'nin hafta sonu üç İran ham petrol tankerine saldırmasının ardından İran'ın iki ABD Donanması savaş gemisine füze saldırısı düzenlemesi, enerji piyasalarında tansiyonu artırdı.

Suudi Arabistan'ın Cizan kentindeki Saudi Aramco petrol tesislerinin de saldırıya uğraması, bölgedeki arz güvenliği kaygılarını daha da büyüttü.

Piyasa uzmanları, son gelişmelerin önemli bir tırmanışa işaret ettiğini belirterek özellikle Körfez dışındaki gemiden gemiye petrol transferlerinde yaşanabilecek aksaklıkların yakından takip edildiğini ifade ediyor.

Brent için 120 dolar ihtimali

Petrol taşımacılığına yönelik saldırıların artması halinde fiyatların çok daha yukarı çıkabileceği belirtiliyor.

Goldman Sachs küresel emtia araştırmaları eş başkanı Daan Struyven, saldırıların yayılması ve yoğunlaşması durumunda Brent petrolün varil fiyatının 120 dolara kadar yükselebileceğini söyledi.

Bu senaryo, piyasaların artık yalnızca üretim miktarına değil, petrolün güvenli şekilde taşınabilmesine ve rafinerilere ulaştırılabilmesine de odaklandığını gösteriyor.

Petrol stokları hızla azalıyor

Savaşın başlamasından bu yana Çin dışındaki petrol rezervlerinde 400 milyon varilden fazla düşüş yaşandığı bildirildi.

Deniz tankerlerinde taşınan petrol miktarının da son birkaç yılın en düşük seviyelerine gerilediği belirtiliyor.

Çinli alıcıların Rusya ve İran'dan ihtiyaç duydukları miktarda petrol temin edememesi üzerine Irak ve Suudi Arabistan kaynaklarına yönelmesi de fiyatlar üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

Dizel piyasasında da sert hareket var

Arz sıkıntısı yalnızca ham petrol fiyatlarını etkilemiyor. Dizel tarafında da dikkat çekici bir yükseliş yaşanıyor.

ABD'de toptan dizel fiyatlarının geçen aydan bu yana ham petrolün varil fiyatına göre 100 doların üzerinde primli seyrettiği, Avrupa'da da benzer fiyatlamaların görüldüğü belirtiliyor.

Morgan Stanley'den Martijn Rats, dizel fiyatlarının ham petrol fiyatına kıyasla olağanüstü yüksek seviyelere çıktığına dikkat çekti.

Rafineriler üzerindeki baskı artıyor

Petrol piyasasındaki bir diğer önemli sorun ise rafineri kapasitesi.

Bölgedeki rafineri kapasitesinin önemli bir bölümünün savaşın başlamasından bu yana piyasalara erişimini kaybettiği belirtilirken, Rusya'nın Perm bölgesi ve Tataristan'daki rafinerilerine yönelik saldırıların da ülkenin rafinaj kapasitesinde yüzde 30'un üzerinde azalmaya yol açtığı ifade ediliyor.

Bu durum, ham petrol bulunsa bile kullanılabilir yakıt üretiminin sınırlanması riskini artırıyor.

Hürmüz Boğazı kritik önemde

Petrol piyasalarında gözlerin çevrildiği en kritik noktalardan biri de Hürmüz Boğazı.

Savaş öncesinde boğazdan günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve yakıt geçtiği belirtilirken, bu akışın eski seviyelerine dönmesinin garanti olmadığı ifade ediliyor.

Uzmanlar, boğazdaki tanker trafiğinde kalıcı veya uzun süreli bir aksama yaşanmasının petrol fiyatlarında yeni bir sıçramaya yol açabileceğini değerlendiriyor.

Küresel ekonomi için yeni risk

Petrol ve dizel fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelmesi durumunda enerji maliyetlerinin yeniden küresel enflasyonun en önemli risklerinden biri haline gelebileceği belirtiliyor.

Yüksek petrol fiyatlarının ulaşım, lojistik, sanayi ve üretim maliyetlerini artırması beklenirken, rafineri ve taşımacılık sorunlarının devam etmesi halinde enerji fiyatlarındaki baskının daha da artabileceği ifade ediliyor.

Piyasalarda bundan sonraki süreçte özellikle bölgedeki askeri gerilimin seyri, Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiği, rafineri kapasitesi ve küresel petrol stokları yakından izlenecek.

Kaynak: sosyal medya